Isparta’nın simge ürünlerinden biri olan lavanta, bu kez turizm, kozmetik ve parfüm sektörünün ötesinde biyomedikal alanda değerlendiriliyor. Lise öğrencisi Elif Gökboyun, geleneksel halk bilgisinden yola çıkarak lavantanın doku mühendisliği ve yara tedavisinde kullanılabilecek yüksek katma değerli bir biyomalzemeye dönüştürülmesi üzerine proje hazırladı.

IYAŞ’tan Tarımda Stratejik Yatırım: 150 Milyon TL Değerindeki IYAŞ Tarım Büyüyor
IYAŞ’tan Tarımda Stratejik Yatırım: 150 Milyon TL Değerindeki IYAŞ Tarım Büyüyor
İçeriği Görüntüle

Daha önce biyoloji ve biyokimyanın farklı alanlarında araştırmalar gerçekleştirdiğini belirten Gökboyun, bilimin yalnızca laboratuvar ortamındaki teorik çalışmalarla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Gökboyun, yaşanılan coğrafyanın doğal değerlerinin bilimsel çalışmalarla bir araya getirilmesi halinde önemli ve katma değerli sonuçlar ortaya çıkabileceğini vurguladı.

LAVANTANIN GELENEKSEL KULLANIMLARI KAYIT ALTINA ALINDI

Projenin ilk aşamasında Isparta lavantasının halk arasında geçmişten günümüze nasıl kullanıldığı araştırıldı.

Gökboyun, Isparta’da gerçekleştirilen saha görüşmeleriyle lavantanın geleneksel tıbbi kullanım biçimlerini kayıt altına alarak kapsamlı bir etnobotanik arşiv oluşturmayı amaçladı.

Ancak proje yalnızca geleneksel bilgilerin belgelenmesiyle sınırlı kalmadı. Halk arasında kuşaktan kuşağa aktarılan lavanta reçeteleri laboratuvar ortamına taşınarak, doku mühendisliği alanında kullanılabilecek aktif ve biyobozunur bir yara örtüsü hidrojelinin geliştirilmesine yönelik çalışma yürütüldü.

PROJENİN ÇIKIŞ NOKTASI ÇOCUKLUK HAFIZASI OLDU

Projenin ortaya çıkış sürecini anlatan Gökboyun, lavantanın günlük yaşamda farklı amaçlarla kullanılmasına çocukluk yıllarından itibaren tanıklık ettiğini belirtti.

Gökboyun, zaman içerisinde kendisine, “Bu bitkiyi geleneksel olarak kullanıyoruz ancak bunun arkasındaki bilimsel mekanizma ve kimyasal bileşenler ne kadar belgelenmiş?” sorusunu sormaya başladığını ifade etti.

Isparta’da gerçekleştirilen saha görüşmelerinin ardından geleneksel bilginin kaybolmadan bilimsel bir altyapıyla gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini daha iyi gördüğünü belirten Gökboyun, projenin bu düşünceden doğduğunu söyledi.

HEDEF: LAVANTAYA YÜKSEK KATMA DEĞER KAZANDIRMAK

Isparta lavantasının bugün ağırlıklı olarak turizm, kozmetik, sabun ve parfüm sektörlerinde ham veya yarı işlenmiş ürün olarak değerlendirildiğine dikkat çeken Gökboyun, projesiyle lavantanın biyomedikal ve ileri teknoloji alanlarında da kullanılabileceğini göstermeyi hedefliyor.

Geliştirilen biyobozunur yara örtüsü gibi biyomalzemelerin gelecekte bölgenin tarımına ve ekonomisine farklı bir perspektif kazandırabileceğini belirten Gökboyun, yerel bir ürünün yüksek teknoloji ürünü haline getirilmesinin önemine işaret etti.

Projenin bir diğer hedefini ise Isparta’da kuşaklar boyunca aktarılan geleneksel tıp bilgisinin bilimsel olarak incelenmesi ve uluslararası bilim dünyasına kazandırılması oluşturuyor.

SAHA ÇALIŞMASINDA DİKKAT ÇEKEN HİKÂYELER

Projenin en dikkat çekici bölümlerinden biri de Isparta’da yapılan saha görüşmeleri oldu.

Gökboyun, görüşmeler sırasında halk tıbbının yalnızca geçmişten kalan teorik bir inanış olmadığını, günlük yaşam içerisinde hâlâ sürdürülen bir tecrübe olduğunu gördüğünü ifade etti.

Özellikle “Osman Amca” olarak tanıttığı bir vatandaşla yapılan görüşmenin kendisini etkilediğini belirten Gökboyun, lavantanın nesilden nesile aktarılan özel kullanım şekillerini ve lavanta yağının hangi oranlarda kullanıldığını doğrudan yöre insanından dinleme fırsatı bulduklarını anlattı.

Genç öğrencinin çalışması; yerel kültür, tarım, geleneksel bilgi ve modern biyoteknolojiyi aynı proje içerisinde buluşturmasıyla dikkat çekiyor.