Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) tarafından 20. yıl etkinlikleri kapsamında “Teknolojide Türkiye Yüzyılı: Gençlerle Söyleşi” programı düzenlendi. Üniversitenin Konferans ve Sergi Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik, MAKÜ BEST etkinlikleri çerçevesinde yoğun katılımla yapıldı.
Programın açılış konuşmasını MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar yaptı. Dalgar, teknoloji odaklı organizasyonlara önem verdiklerini belirterek öğrencilerin yarışmalara hazırlık sürecinde desteklendiğini ifade etti. Teknoloji üretiminin bir “özgüven” meselesi olduğunu vurgulayan Dalgar, Türkiye’nin bugün kendi mühendisleri ve gençleriyle ileri teknoloji geliştiren bir noktaya geldiğini söyledi.
“Bazen bir çiçekle de bahar gelir”
Milli Teknoloji Hamlesi’ni, bir millete özgüven zemini kazandıran bir hikâye olarak tanımlayan Dalgar, merhum Özdemir Bayraktar’ın hayalini “Bir çocuk gelsin, bir uçağa dokunsun” sözleriyle hatırlattı. Geleceği kuran ve ilham veren cümlelerin çoğu kez böyle kısa, temiz ve sahici olduğunu ifade etti. Bu sadeliğe Mehmet Âkif’in “Korkma!” hitabını örnek gösteren Dalgar, karamsarlığa kapılanlara da “Bir çiçekle bahar gelmez” sözünü tersinden okuyarak yanıt verdi: “Bazen bir çiçekle de bahar gelir; O bir kişi olmadan da hiçbir şey olmaz.” dedi.
Etkinliğin konuşmacısı T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Mütevelli Heyeti Üyesi Dr. Elvan Kuzucu Hıdır oldu. Hıdır, gençlerle kariyer yolculuğunu paylaşarak teknoloji üretiminde “Biz neden yapamayalım?” sorusunun belirleyici olduğunu söyledi. Milli Teknoloji Hamlesi’nin bir slogan değil, kararlılıkla büyüyen bir hareket olduğunu dile getirdi.
TEKNOFEST’in gençler için bir “vizyon sahnesi” olduğunu belirten Hıdır, yarışmaların proje üretmenin yanında algoritma geliştirme, mühendislik çözümü üretme, sanayi ile buluşturma ve girişime dönüştürme boyutları taşıdığını kaydetti.
Hıdır, 30 Eylül–4 Ekim tarihlerinde Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST için son başvuru tarihinin 20 Şubat olduğunu hatırlatarak gençleri başvuru yapmaya davet etti. Sosyal medya ve yapay zekâ çağında doğru bilgi üretmenin sorumluluk olduğunu ifade eden Hıdır, dijital mecraların tüketim alanı yerine üretim alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Program, öğrencilerin sorularının yanıtlandığı bölümün ardından sona erdi.




