Prof. Dr. Gökmen Arslan: Türk Gençliği Zorluklara Rağmen Umudunu ve Psikolojik Gücünü Koruyor
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Mutluluk Araştırmaları Koordinatörlüğü tarafından Türkiye genelinde gerçekleştirilen kapsamlı araştırma, üniversite gençliğinin ekonomik kaygı ve yoğun strese rağmen yaşamına anlam yüklemeyi sürdürdüğünü ve psikolojik dayanıklılığını koruduğunu ortaya koydu.
Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesindeki 155 üniversiteden 2 bin 141 öğrencinin katılımıyla Mart–Haziran 2025 tarihleri arasında yürütülen “Gençlerde Mutluluk ve Yaşam Değerlendirmesi Araştırması 2025”, gençlerin ruhsal durumuna ilişkin dikkat çeken veriler sundu. Araştırmada yaşam memnuniyeti, psikolojik sağlamlık, sosyal ilişkiler ve anlam arayışı gibi birçok başlık değerlendirildi.
MAKÜ Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Mutluluk Araştırmaları Koordinatörlüğü Müdürü Prof. Dr. Gökmen Arslan, gençlerin ruh haline ilişkin değerlendirmesinde dikkat çekici ifadeler kullandı.
Arslan,
“Gençler ne mutlu ne mutsuz. Yeni nesli tanımlayan en güzel cümle bu. Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi kendini bu aralıkta tanımlıyor. Bu da bize gençlerin arada kalmış bir ruh hali yaşadığını gösteriyor”
dedi.
Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri ise gençlerin yaşamlarına yükledikleri anlam oldu. Katılımcıların yüzde 56,2’si hayatını yüksek düzeyde anlamlı bulurken, orta düzeyde anlam bulanlarla birlikte değerlendirildiğinde her 10 gençten yaklaşık 8’inin yaşamını anlamlı gördüğü belirlendi. Uzmanlar, bu güçlü anlam duygusunun gençleri ekonomik baskılar ve günlük stres karşısında ayakta tutan temel unsur olduğuna dikkat çekiyor.
Psikolojik dayanıklılık konusunda da dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı. Araştırmaya göre her 10 gençten yaklaşık 7’si, karşılaştığı zorlukların üstesinden gelebileceğine ve olumsuzluklar sonrasında yeniden toparlanabileceğine inanıyor.
Araştırma sosyal ilişkiler konusunda ise çelişkili bir tabloyu gözler önüne serdi. Gençlerin yaklaşık yarısı sosyal ilişkilerinden memnun olduğunu belirtirken, her 10 gençten 8’i orta veya yüksek düzeyde yalnızlık hissi yaşadığını ifade etti. Ayrıca her 3 gençten yaklaşık 2’si içinde yaşadığı topluma güçlü bir aidiyet hissetmediğini dile getirdi.
Yaşam alanlarının mutluluk üzerindeki etkisi de araştırmada dikkat çeken başlıklardan biri oldu. Şehir yaşamından yüksek düzeyde memnun olanların oranı yüzde 15,7’de kalırken, kampüs yaşamından yüksek memnuniyet duyanların oranı yüzde 36,2’ye ulaştı. Bu sonuç, sosyal etkileşim ve kültürel faaliyetlerin gençlerin yaşam kalitesi üzerindeki etkisini ortaya koydu.
Araştırmanın uyarı niteliğindeki verileri de dikkat çekti. Katılımcıların yüzde 50,7’si günlük stres düzeyini yüksek olarak tanımlarken, yüzde 73,1’i ekonomik geleceği konusunda orta veya yüksek düzeyde kaygı taşıdığını belirtti. Ayrıca her 3 gençten yaklaşık 2’si hobi ve boş zaman etkinliklerine yeterince zaman ayıramadığını ifade etti.
MAKÜ Mutluluk Araştırmaları Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan raporda, Türk gençliğinin mutluluk yapısının “anlam ve amaç, sosyal bağlar, kişisel ilerleme ve toplumsal aidiyet” olmak üzere dört temel katman üzerine kurulduğu vurgulandı. Raporda, özellikle anlam duygusunun gençleri stres ve ekonomik baskılara karşı koruyan en önemli unsur olduğu belirtildi.





