Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilen törende, yıllar önce çalınan önemli bir kültür varlığı daha ait olduğu yere kavuştu.
Heybeliada’da bulunan Aya Yorgi Manastırı’ndan 22 yıl önce çalınan “Melek Heykeli”, 2004 yılında Denizli’de düzenlenen bir operasyonla ele geçirildi. Yapılan incelemeler sonucunda eserin manastıra ait olduğu tespit edilirken, uzun süren hukuki sürecin tamamlanmasının ardından iade gerçekleştirildi.
Teslim töreninde konuşan Bakan Ersoy, bu tür iade süreçlerinin yalnızca bir eserin geri verilmesi olmadığını, aynı zamanda kültürel hafızanın yeniden inşası anlamı taşıdığını vurguladı. Ersoy, Türkiye’nin kültür varlıklarının korunması ve kaçakçılıkla mücadele konusunda kararlı bir politika izlediğini ifade etti.
Bakanlık tarafından son yıllarda yürütülen çalışmalar kapsamında, birçok tarihi yapının bilimsel yöntemlerle restore edildiğini belirten Ersoy; Kız Kulesi, Galata Kulesi ve Rami Kütüphanesi gibi önemli eserlerin yeniden ayağa kaldırıldığını söyledi.
2018 yılından bu yana restorasyon, müze inşası ve çevre düzenlemeleri için 60 milyar lirayı aşan yatırım yapıldığını kaydeden Ersoy, müzecilik alanında da önemli bir ivme yakalandığını dile getirdi. 2025 yılı itibarıyla yüzlerce müze ve ören yerinde toplam ziyaretçi sayısının 33 milyonu geçtiğini belirtti.
Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede elde edilen sonuçlara da değinen Ersoy, 2002 yılından bu yana 13 binden fazla eserin Türkiye’ye geri kazandırıldığını açıkladı. Ayrıca, son yıllarda yürütülen operasyonlarda milyonlarca tarihi eserin ele geçirilerek müzelere kazandırıldığı bilgisi paylaşıldı.
“Geleceğe Miras” projesi kapsamında arkeolojik çalışmaların hız kazandığını belirten Ersoy, Türkiye genelinde yüzlerce kazı ve araştırma faaliyetinin sürdüğünü ifade etti. Proje ile binlerce eserin gün yüzüne çıkarılarak kültürel mirasa kazandırıldığı vurgulandı.
İade edilen melek heykeli ise Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı Ortodoks cemaatine teslim edilerek, ait olduğu Aya Yorgi Manastırı’na geri döndü. Bu gelişme, kültürel mirasın korunması adına önemli bir adım olarak değerlendirildi.




