BURDUR – CHP Burdur İl Başkanlığı, Türkiye genelinde sürdürülen “Aile Dayanışma Ağı” çalışmaları kapsamında parti binasında bir araya geldi. İl Başkanı Barış Ayten tarafından okunan açıklamada, adalet vurgusu ön plana çıkarken; programa CHP Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, Merkez İlçe Başkanı İlyas Divarcı ve çok sayıda partili üye katılım sağladı.
“26 Haftadır Dinmeyen Bir Acı”
Basın açıklamasını gerçekleştiren İl Başkanı Barış Ayten, Saraçhane’de başlayan ve dalga dalga tüm Türkiye’ye yayılan adalet arayışının 26. haftasına girdiğini belirtti. Ayten, “Aile Dayanışma Ağı çatısı altında, haksız ve hukuksuz bir sürece maruz kalan aileler her cuma bir araya gelerek dayanışmayı büyütüyorlar. Bir yıldır evlerde acı, gözlerde hasret var,” ifadelerini kullandı.
“19 Mart Tutsakları İçin Ses Yükseltiyoruz”
Açıklamada, "19 Mart Tutsakları" olarak adlandırılan sürecin aileler üzerindeki etkisine değinilerek, bu mücadelenin sadece bir grubun değil, tüm Türkiye’nin meselesi olduğu vurgulandı. Ayten konuşmasına şöyle devam etti:
“Yaşanan bu büyük haksızlığa, yalnızca Saraçhane’den değil Türkiye’nin 81 ilinden aynı haykırış yükseliyor: Bu hukuksuzluk son bulsun! Bu bir adalet ve hürriyet meselesidir. Bu, memleket meselesidir.”
İmamoğlu’nun Mektubu Okundu
Toplantının en dikkat çekici anı ise, Silivri Cezaevi’nde bulunan Ekrem İmamoğlu’nun kaleme aldığı mektubun partililerle paylaşılması oldu. İmamoğlu’nun “milletin refahı, hukuk ve demokrasi” için mücadele ettiğini belirten Barış Ayten, “Her şey çok güzel olacak diyen güzel yüreklerin omuz omuza direndiği bir mücadelenin sesini Burdur’dan yükseltiyoruz,” diyerek sözlerini noktaladı.
Açıklama, salonda bulunan partililerin alkışları ve destek sloganlarıyla sona erdi.
EKREM İMAMOĞLU’NUN MEKTUBU;
Değerli yol arkadaşlarım,
Yol arkadaşlarımın çok kıymetli aileleri, benim değerli kardeşlerim...
Her birinizi sevgiyle, dostlukla, hasretle kucaklıyorum.
Bizlere karşı, eşi benzeri görülmemiş zalimlikte bir siyasi operasyon yürütülmesinin bir yılı doluyor.
Bu bir yılda vicdanını kaybetmiş kötü bir aklın ürünü olan, iftiralarla dolu soruşturmaların, haksız davaların ardı arkası kesilmedi.
Dur durak bilmeyen bu büyük kötülük, şimdi de kirli yüzünü, kıymetli başkanım, Bolu’nun değerli insanı Tanju Özcan’ı tutuklayarak gösterdi. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin, milletin dertlerine derman olan icraatlarını içine sindiremeyen bir avuç insanın ne söylediğinin hiçbir önemi yoktur. Tanju Özcan Bolu’nun gururudur.
İftiralarla, şantajlarla, kumpaslarla, anneler çocuklarından, babalar oğullarından ayrı kaldı. Geçen bir yılda çocuklarımız bir yaş daha büyüdü.
Bizleri siyasi esaret altına alanların yeni bir kumpası da 9 Mart’ta başlıyor.
Önümüzdeki günlerde dava dedikleri, mahkeme dedikleri yazanı, yöneteni belli bir müsamere sergileyecekler.
Benim yol arkadaşlarımın her biri iyi yetişmiş, ülkesini ve milletini seven, millete hizmet aşkıyla dolu, sorumluluklarını her koşulda en iyi biçimde yerine getirmeye çalışan yurtseverlerdir. Tüm Cumhuriyet Halk partililer böyledir.
Dürüsttürler, çalışkandırlar.
Onların; şehirlerimizin, ülkemizin bugününe ve geleceğine ilişkin yaptıkları katkılar çok önemli, çok değerlidir. Her birinden en az kendimden emin olduğum kadar eminim. O nedenle içiniz ferah, moraliniz yüksek olsun.
Bizim tek davamız bu ülkedir, bu millettir. Bizi zindanda tutmalarının en büyük sebebi de budur.
Bu vatana hizmet ettiğimiz, 86 milyonu ayırmadığımız, hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye çabaladığımız için bizi karalamaya çalışıyorlar.
Bu mübarek günlerde ailelerimizden uzak kalmak, sevdiklerimizle birlikte iftar edip sahura kalkamamak hepimizi derinden yaralıyor. Ama mücadelemiz Hakk’ın ve halkın rızası içindir.
Aramıza bu duvarları örenler, bu parmaklıkları dikenler yılacağımızı ve geri adım atacağımızı sanıyor olabilirler.
Yanılıyorlar. Gösterdiğiniz dirayet 12 metrekarelik hücremde bana yaşama sevinci veriyor.
Bu onurlu dayanışmanız, bu cesur mücadeleniz benimle aynı kaderi paylaşan çalışma arkadaşlarımın, demokrasi tutsaklarının direnme arzusunu körüklüyor.
Hukuksuzluğun hükmü elbette sona erecek. Tutuklamayı keyfi bir cezalandırma yöntemine dönüştürenler kaybedecek.
Çünkü karşılarında sizler varsınız. Hayatını bu vatana adamış, dürüst, yurtsever, cumhuriyet aşkıyla dolu kadınlar, erkekler, gençler var. Güzel yüzlü çocuklar var.
Bize cesaretinizle, mücadelenizle, dayanışmanızla umut oluyor, güç veriyorsunuz. Bu zor günleri ele ele, kol kola omuz omuza aşacağız. Kurulan oyunları, kumpasları birlikte bozacağız.
İnandık ve başaracağız.
Her şey çok güzel olacak.
Ekrem İmamoğlu
Silivri Zindanı




