BURDUR HABERLERİ

Türkiye’nin Doğal Zenginlikleri MAKÜ Bilim Kafe’de Ele Alındı

MAKÜ Bilim Kafe’de konuşan Prof. Dr. Sarp Kaya, dağ ekosistemlerinin korunmasının sağlıklı toplumlar ve sürdürülebilir yaşam için kritik olduğunu vurguladı.

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen Bilim Kafe etkinliklerinde, doğa ve çevre konuları ele alındı. Bucak Adem Tolunay Fen Lisesi öğrencilerinin katıldığı etkinlikte, Prof. Dr. Sarp Kaya “Antroposen Çağında Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Servislerinin Önemi” başlıklı sunum gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Sarp Kaya, Türkiye’nin dünyanın en önemli biyoçeşitlilik merkezlerinden biri olduğunu belirterek, ülkenin sahip olduğu coğrafi ve iklimsel çeşitliliğin çok sayıda canlı türüne ev sahipliği yaptığını söyledi. Türkiye’nin, dünya üzerindeki 35 biyoçeşitlilik sıcak noktasından üçünün kesişiminde bulunduğunu ifade eden Kaya, özellikle yüksek rakımlı dağ ekosistemlerinin endemik türlerin gelişiminde önemli rol oynadığını dile getirdi.

Dağların yalnızca doğal yaşam için değil, kentlerde yaşayan insanlar açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Kaya, temiz içme suyu, hava kalitesi ve iklim dengesinin korunmasında dağ ekosistemlerinin kritik görev üstlendiğini vurguladı. Ekolojik tarım ve kırsal kalkınmanın sürdürülebilirliğinin de biyolojik çeşitliliğin korunmasına bağlı olduğunu ifade etti.

Konuşmasında insan faaliyetlerinin doğa üzerindeki baskısına da değinen Kaya, habitat parçalanması, madencilik faaliyetleri ve plansız kentleşmenin ekosistemleri tehdit ettiğini söyledi. Çözüm için yaban keçisi üzerinden geliştirilen koruma modeline dikkat çeken Kaya, bu türün korunmasının ayı, kurt, çakal ve Anadolu parsı gibi birçok yaban türünün yaşam alanlarının korunmasına katkı sağladığını belirtti.

Yaban keçisinin toplumda farkındalık oluşturan bir “bayrak tür” niteliği taşıdığını da ifade eden Kaya, doğa koruma çalışmalarının toplumsal bilinçle desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Söyleşinin sonunda milli parklar ve yaban hayatı koruma sahalarının önemine vurgu yapan Kaya, Antroposen çağında bu alanların canlı yaşamı için birer “antropojen sığınak” haline geldiğini ifade etti.

Kaya konuşmasını, “Yaşanabilir şehirler ve sağlıklı toplumlar ancak sağlıklı dağ ekosistemlerinin varlığıyla mümkündür” sözleriyle tamamladı.