Antalya ile Isparta’yı birbirine bağlayan ve “Dereboğazı Yolu” olarak bilinen 104 kilometrelik güzergâh, yıllardır süregelen kazalarla gündemden düşmüyor. Antalya, Burdur ve Isparta illerini kapsayan bu kritik ulaşım hattının özellikle Burdur sınırlarında kalan bölümü, sahip olduğu coğrafi zorluklar nedeniyle sürücüler için ciddi riskler barındırıyor.
Kazaların Yoğunlaştığı Kritik Hat
Yolun 13,5 kilometresi Antalya, 15 kilometresi ise Isparta sınırlarında bölünmüş yol olarak hizmet verirken, Burdur sınırları içerisinde kalan 49 kilometrelik kesim hâlâ bu standarda ulaşabilmiş değil. Üstelik kazaların büyük çoğunluğu da tam olarak bu iki bölünmüş yol arasında kalan, eğimli ve keskin virajlarla dolu Burdur etabında meydana geliyor.
Günlük trafik yoğunluğunun normal günlerde 10 bin, bayram ve tatil dönemlerinde ise 18 bin aracı aştığı düşünüldüğünde, bu riskli yapının etkisi daha da net ortaya çıkıyor. Elektronik denetim sistemlerinin ve ağırlık kontrol istasyonlarının eksikliği de bu tabloyu ağırlaştıran unsurlar arasında yer alıyor.
Denetimler Arttı, Can Kayıpları Azalmadı
2025 ve 2026 yıllarında yapılan denetimlerde ciddi artışlar dikkat çekiyor. Trafik yaptırımlarında %68, hız denetimlerinde %82 ve yük taşıyan araçlara yönelik kontrollerde %98 oranında artış sağlandı. Bu yoğun denetimlerin sonucunda ölümlü ve yaralanmalı kazalarda %13’lük bir düşüş yaşansa da, can kayıplarındaki artış dikkat çekici bir çelişkiyi ortaya koyuyor.
Bu durum, yalnızca denetimlerin artırılmasının yeterli olmadığını; yolun fiziksel koşullarının da mutlaka iyileştirilmesi gerektiğini açıkça gösteriyor.
Siyasi Tartışmaların Gölgesinde Bir Gerçek
Son günlerde konunun yeniden gündeme gelmesiyle birlikte siyasi tartışmalar da alevlendi. AK Parti Isparta Milletvekili Osman Zabun’un, Burdur sınırlarında kalan köylerin Isparta’ya bağlanması ve yol sorumluluğunun devredilmesi yönündeki açıklamaları, Burdur cephesinde sert tepkilere neden oldu.
Ancak tartışmaların ötesinde değişmeyen bir gerçek var: Bu yol can almaya devam ediyor. Yetki tartışmalarından ziyade, kalıcı ve somut çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiği her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor.
Kalıcı Çözüm: Bölünmüş Yol
Mevcut veriler ve yaşanan acı tecrübeler, Dereboğazı Yolu’nda kazaların önlenmesi için en etkili çözümün Burdur sınırları içerisindeki bölümün de bölünmüş yol standardına kavuşturulması olduğunu ortaya koyuyor.
Elektronik denetim sistemleri, hız koridorları ve artan kontroller önemli adımlar olsa da, yolun fiziki yapısı değiştirilmeden kazaların tamamen önüne geçilmesi mümkün görünmüyor.
Sonuç: Acılar Tekrar Etmemeli
Dereboğazı Yolu’nda yaşanan her kaza, geride telafisi mümkün olmayan acılar bırakıyor. Bu nedenle artık geçici önlemler yerine kalıcı yatırımların hayata geçirilmesi bir tercih değil, zorunluluk olarak öne çıkıyor.
Bölünmüş yol projesinin Burdur etabında da tamamlanması, sadece ulaşım konforunu değil, en önemlisi insan hayatını koruyacak en kritik adım olarak görülüyor




