Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, çağımızın en büyük sorunları arasında yer alan israfa karşı Türkiye’ye örnek olacak önemli bir projeyi hayata geçiriyor. “Benim Emeğim Senin Ekmeğin” ve “Burdur İsrafı Durdur” sloganlarıyla yola çıkan proje, israfla mücadeleyi en temelden, yani çocuklardan başlatmayı hedefliyor.
İSRAF İLE MÜCADELE ÇOCUKLARDAN BAŞLAYACAK
Proje kapsamında çocukların toprağı tanıması, üretim süreçlerini öğrenmesi ve emeğe saygı duyan bireyler olarak yetişmesi amaçlanıyor. Gündüzalp, bu çalışmayı yalnızca bir proje olarak değil, gelecek nesillere bırakılacak bir bilinç hareketi olarak gördüklerini ifade etti.
Gıda israfına özellikle dikkat çeken Gündüzalp, “Benim emeğim senin ekmeğin” sözleriyle üretimin arkasındaki alın terine vurgu yaparak, israfın sadece ekonomik değil, aynı zamanda vicdani bir mesele olduğunun altını çizdi.
TARIM ANAOKULU HAYALİ
Projenin en dikkat çekici hedeflerinden biri ise Türkiye’ye örnek olacak bir “Tarım Anaokulu” modeli. Bu hayalle çocukların küçük yaşta toprakla buluşması, üretimi yerinde görmesi ve doğaya duyarlı bireyler olarak yetişmesi planlanıyor. Böylece bilinçli ve sorumluluk sahibi bir neslin temellerinin atılması amaçlanıyor.
YEREL ÜRÜNLER İÇİN YENİ ADIMLAR
Burdur Ticaret Borsası’nın vizyon projeleri bununla da sınırlı değil. Önümüzdeki süreçte Yerel E-Ticaret Portalı’nın hayata geçirilmesi ve Burdur’a özgü ürünlerin zincir marketlerde daha fazla yer alması hedefleniyor.
Gündüzalp, amaçlarının Burdur’u üretimde daha güçlü, ticarette daha etkili ve Türkiye genelinde daha görünür bir şehir haline getirmek olduğunu belirtti.
VALİ BİLGİHAN’DAN TAM DESTEK
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan da “Burdur İsrafı Durdur” projesini son derece önemli bulduğunu belirterek, çalışmanın bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Vali Bilgihan’ın destek açıklaması, projenin kent genelinde güçlü bir sahiplenmeyle ilerleyeceğinin göstergesi oldu.
İsrafın önlenmesi; üreticinin emeğinin korunması, kaynakların verimli kullanılması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılması açısından büyük önem taşıyor. Burdur’dan yükselen bu bilinç hareketi, yalnızca bir şehir için değil, Türkiye genelinde örnek teşkil edecek bir adım olarak değerlendiriliyor.