Burdur’da dumansız hava sahası ve tütün kontrolü konusu çok boyutlu bir programla masaya yatırıldı. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörlüğü, Gençlik Servisleri Merkezi (GSM) ve İstanbul Nişantaşı Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Kamusal Alanda Nefes: Dumansız Hava Hakkı” söyleşi programı ve “Paketlerin Eksik Hikâyesi” sergisi, MAKÜ Prof. Dr. İlhan Varank Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi.
Saat 11.00’de başlayan programda, tütün kontrolü ve dumansız hava sahası konusu yalnızca bir halk sağlığı meselesi olarak değil; biyolojik, psikolojik, sosyal ve hukuki boyutlarıyla kapsamlı biçimde ele alındı. Etkinlikte gençlerin sağlıklı ve güvenli kamusal alanlarda yaşama hakkına dikkat çekildi.
Bağımlılık Çok Katmanlı Bir Süreç
“Sigara Bağımlılığının Biyopsikososyal Yapısı” başlıklı sunumunda Prof. Dr. Firdevs Savi Çakar, bağımlılığın yalnızca bireysel irade meselesi olmadığını; biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutların iç içe geçtiği çok katmanlı bir süreç olduğunu vurguladı. Erken yaşta başlayan tütün kullanımının hem fiziksel hem de ruhsal sağlık üzerinde kalıcı etkiler bıraktığını belirten Çakar, bağımlılıkla mücadelede aileyi, okulu ve kamusal politikaları kapsayan bütüncül ve koruyucu stratejilerin önemine dikkat çekti.
Dumansız Hava Hakkı Yaşam Hakkının Parçası
“Dumansız Hava Hakkı: Hukuki Çerçeve ve Mevzuat” başlıklı konuşmasında Sosyal Bilimci Özgür Özdemir, dumansız hava sahasının yalnızca bir sağlık politikası değil, yaşam hakkının korunmasına ilişkin temel bir yükümlülük olduğunu ifade etti. Uluslararası sözleşmeler ve 4207 sayılı Kanun çerçevesinde kamunun koruma sorumluluğunu değerlendiren Özdemir, uygulamadaki sorunlara hukuki perspektiften dikkat çekti.
Pasif İçicilik Gençler İçin Kritik Risk
Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) Burdur Şubesi Sosyal Hizmet Uzmanı Rabia Özcan ise pasif içiciliğin özellikle gençler üzerindeki etkilerine değinerek, tütün dumanının yalnızca kullanıcıyı değil aynı ortamda bulunan herkesi etkileyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtti. Pasif içiciliğin, gençler arasında tütün kullanımını normalleştiren bir sosyal iklim oluşturduğunu ifade eden Özcan, ailelere, eğitim kurumlarına ve yerel yönetimlere önemli sorumluluklar düştüğünü vurguladı.
Gençler Karar Süreçlerinde Aktif Rol Almalı
Dumansız Gençlik Girişimi’nden Vildan Çapoğlu da “Kanıta Dayalı Savunuculukla Gençlik Katılımı” başlıklı sunumunda, gençlerin yalnızca politikaların hedefi değil; karar alma süreçlerinin aktif öznesi olması gerektiğini ifade etti. Veriye dayalı ve hak temelli savunuculuğun, gençlerin taleplerinin kamu politikalarına yansıtılmasında etkili bir araç olduğunu belirten Çapoğlu, gençlerin dönüşümün parçası olan aktörler olarak güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Program kapsamında açılan “Paketlerin Eksik Hikâyesi” sergisi ise sigara paketleri üzerindeki görsel sağlık uyarılarından hareketle hazırlanarak, bireysel risklerin ötesinde kamusal alanların güvenliği ve dumansız hava hakkı konusunda güçlü bir farkındalık oluşturdu.
“Kamusal Alanda Nefes” buluşması; üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve gençlik inisiyatifleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve dumansız bir gelecek için ortak sorumluluk bilincinin artırılması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.