BURDUR HABERLERİ

Burdur'da Gazeteci Uğur Mumcu ve demokrasi şehitleri anıldı

Burdur Belediyesi tarafından Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında anma etkinliği düzenlendi.

Burdur Belediyesi tarafından Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında anma etkinliği düzenlendi. Etkinlik kapsamında yapımcılığını Oben Ulu’nun üstlendiği, senaryosunu yazıp yönetmenliğini Gökmen Ulu’nun yaptığı “Komünist Osman” belgeseli izleyiciyle buluşturuldu. Belgesel gösteriminin ardından, Moğollar Grubu’nun kurucu üyesi ve Yeşilçam’ın unutulmaz bestecilerinden Cahit Berkay, vatandaşlarla bir araya gelerek müzik ve anılar eşliğinde demokrasi ve toplumsal mücadele üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.

Etkinliğe Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, eşi Hülya Ercengiz, Başkan Yardımcısı Ali Say, CHP İl Başkanı Barış Ayten, CHP İlçe Başkanı İlyas Divarcı, Belediye Meclis üyeleri, partililer ve vatandaşlar katıldı.

Program öncesinde konuşan Başkan Ercengiz “Bu akşam aslında bir anıyı, her yıl olduğu gibi bir hatırlatmayı birlikte yaşıyoruz. Demokrasi şehitlerini anmak için buradayız. Demokrasi uğruna bedel ödeyen, çoğu zaman canını veren insanlarımızın mücadelesini unutmamak; onların haklarının hiçbir zaman yenilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Demokrasi kelime anlamıyla, antik Yunan’dan gelen demos ve kratos sözcüklerinin birleşimidir; yani halkın yönetime katılımı demektir. Yaklaşık iki bin beş yüz yıllık bir kavramdan söz ediyoruz. İnsanoğlu var oldukça düşünmüş, sorgulamış, kendisini yönetenleri eleştirmiş ve bunun bedelini ödemiştir. Zamanla bu sorgulama, halkın yönetime katılma ihtiyacını doğurmuş ve demokrasi böyle evrilmiştir. Kendi tarihimize baktığımızda ise demokrasi serüvenimizin oldukça yeni olduğunu görüyoruz. Yaklaşık 200–250 yıllık bir geçmişimiz var. Bu süreçte padişahlıklar, tek adam yönetimleri yaşadık; ancak son iki yüzyılda halk, yönetime katılma talebini kanunlarla ve anayasal metinlerle güvence altına almaya çalıştı. Bugün gelinen noktada demokrasi ne yazık ki çoğu zaman yalnızca sandığa indirgeniyor. Oysa demokrasi sadece seçimden seçime oy kullanmak değildir. Sandıktan çıkan sonuçlarla yönetme yetkisinin birkaç kişiye verilmesini tek başına yeterli görmüyorum. Gerçek demokrasi; toplumun her alanında katılımın sağlandığı, sivil toplum örgütleriyle, yerel ve merkezi yöneticilerle birlikte ülkenin kaderine ortak akılla karar verildiği bir sistemdir.

Bugün bu noktaya gelinmesi, bedel ödeyen, kanını ve canını veren aydınların mücadelesi sayesinde olmuştur. Türkiye, demokrasi tarihinde kısa sayılabilecek bir sürede çok önemli mesafeler kat etmiştir. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte, Atatürk gibi dünya çapında bir liderin öncülüğünde Anadolu topraklarında büyük bir devrim yaşanmış; çok hızlı bir aydınlanma ve kalkınma süreci başlatılmıştır. Ancak bu hızlı ilerleyiş, emperyalist güçlerin de dikkatini çekmiş ve bu coğrafya sürekli müdahalelere maruz kalmıştır. Eğer düşüncelerini ifade ettikleri için bedel ödeyenlere, faili meçhullere, haksızlıklara karşı ses çıkaramazsak; eğer adalet mekanizmasını koruyamazsak yarın için büyük kaygılarımız olur. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışı toplumu bencilleştirir, bizi birbirimizden uzaklaştırır. Bu akşam bizim için ayrıca heyecan verici. Çünkü Cahit Berkay, Anadolu aydınlanmasının yetiştirdiği çok değerli sanatçılardan biridir. Hemşerimizdir; Ispartalıdır. Küçük yaşta İstanbul’a gitmiş olsa da bu toprakların ruhunu her zaman taşımıştır. Bugün hâlâ hayalleri olan, genç kuşaklara öğretecek çok şeyi olduğuna inanan bir sanatçı olarak aramızda. Bu akşam izleyeceğimiz belgesel, halkla birlikte yönetmenin neler başarabileceğini gösteren çok özel bir çalışmadır. Gazeteci Gökmen Ulu’nun hazırladığı bu belgesel; karanlıktan aydınlığa çıkış yolu arayan, demokrasi ve insan hakları mücadelesi verenlerin hikâyesini anlatıyor. Ana karakter Osman Özgüvendir; ancak bu bir kişi ya da bir coğrafya belgeseli değil, bir fikir belgeselidir. Anlatılan hikâye sadece geçmişe değil, geleceğe de ışık tutmaktadır. Evrensel ölçekte örnek alınabilecek bir mücadeleyi gözler önüne sermektedir.
Anlatılan senin hikâyendir. Anlatılan bizim hikâyemizdir.” dedi