BURDUR HABERLERİ

BTB Başkanı Gündüzalp'ten Kritik Gıda Uyarıları: "Gıdanın Silah Olmadığı Bir Dünyaya İhtiyaç Var"

Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasıyla piyasalarda rahatlama yaşandığını belirterek gıda güvenliğinin önemine dikkat çekti.

Burdur Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, Hürmüz Boğazı'nın yeniden gemi trafiğine açılmasıyla birlikte küresel piyasalarda yaşanan rahatlamayı değerlendirdi. Gündüzalp, gıdanın hiçbir koşulda siyasi baskı veya savaş aracı olarak kullanılmaması gerektiğini belirterek uluslararası iş birliği çağrısında bulundu.

Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun düşmesi ve gemi trafiğinin yeniden başlamasıyla birlikte petrol ve gübre fiyatlarında önemli gerilemeler yaşandı. Bölgedeki gelişmelerin tarım sektörüne doğrudan yansıdığını ifade eden Gündüzalp, küresel piyasalarda oluşan olumlu havanın üreticiler açısından sevindirici olduğunu söyledi.

Üre gübre fiyatı yarı yarıya geriledi

Kriz döneminde küresel gübre fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirten Gündüzalp, diplomatik görüşmelerin yeniden başlamasıyla birlikte fiyatların düşüşe geçtiğini ifade etti.

"Nisan ve Mayıs aylarında emtia piyasalarında 800 dolara yaklaşan üre gübre fiyatı, Haziran ayı sonunda 400 dolar seviyelerine geriledi. Aynı dönemde 120 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı da yaklaşık 75 dolar seviyesine düştü."

diyen Gündüzalp, bu gelişmelerin üretim maliyetleri açısından olumlu bir tablo oluşturduğunu kaydetti.

"Gıda tehdit unsuru olmamalı"

Tarımın küresel lojistik ağlara tamamen bağımlı hale gelmesinin ciddi riskler oluşturduğunu vurgulayan Gündüzalp, bir çiftçinin kullanacağı gübrenin ya da ekeceği tohumun binlerce kilometre uzaktaki jeopolitik gelişmelere bağlı olmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Tarımsal girdilere erişimde yaşanan en küçük aksamanın bile üretim maliyetlerini ve gıda fiyatlarını doğrudan etkilediğini belirten Gündüzalp, savaş dönemlerinde dahi gıda ve tarımsal ürün taşımacılığının siyasi ya da askeri engellerden etkilenmemesi gerektiğini ifade etti.

"Gıdanın baskı veya tehdit unsuru olarak görülmediği, siyasi araç olarak kullanılmadığı uluslararası bir düzene ihtiyaç duyulmaktadır."

dedi.

Krizin etkileri sürecek

Petrol ve gübre maliyetlerindeki artışın çiftçiyi daha az gübre kullanmaya zorladığını belirten Gündüzalp, bunun verim kayıplarına ve dolayısıyla gıda fiyatlarında yükselişe neden olduğunu söyledi.

Sevkiyatların yeniden başlamasına rağmen yüksek maliyetle alınan mevcut stokların piyasadan çekilmesinin zaman alacağını belirten Gündüzalp, hem üreticilerin hem de tüketicilerin savaşın ekonomik etkilerini bir süre daha hissetmeye devam edeceğini dile getirdi.

"Tarım artık milli güvenlik meselesidir"

Jeopolitik risklerin ve savaşların en büyük etkisinin tarım sektöründe hissedildiğini ifade eden Gündüzalp, tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda stratejik bir milli güvenlik konusu olduğunun altını çizdi.

Tarımsal girdilerde dışa bağımlılığı azaltan ve üreticisini küresel krizlerin maliyet baskısından koruyan ülkelerin bu süreçleri daha az zararla atlattığını belirten Gündüzalp, şu değerlendirmede bulundu:

"Artan nüfus, ekonomik dönüşümler ve küresel gelişmeler bize tarımın stratejik önemini bir kez daha göstermektedir. Tarımda milli politikaları güçlü olmayan, çiftçisini koruyamayan ülkeler bu krizlerin faturasını ağır öder. Ancak güçlü tarım politikaları sayesinde savaşların ve lojistik krizlerin sofralarımıza uzanmasını engelleyebiliriz."