Merhaba sevgili okur.
Konuya görsel medya üzerine girizgâh yapayım. Her eve girmiş televizyonlar ve sosyal medya, yediden yetmişe algılarımızı körelten, değerlerimizi yozlaştıran, bizleri abandone eden bir hâle sokuyor. Amaç ise toplumu tepkisiz, duyarsız hâle getirmek.
Medyada felaket, sefalet haberlerinin yanında; lüks hayatlar, zengin yapılar ve bunun gibi bohem hayatı özendiren, yoksul kesimin ulaşmasının mümkün de olmadığı hayatlar özendiriliyor. Öyle normalleşmiş ki bu durum, insanlar kötülüğü de bu safsata içinde içselleştirmiş durumda. Sanki lüks hayata ulaşmak amaçmışçasına.
İnsani ve ulvi değerler mi? Sisteme göre beş para etmez. Lafın gelişi demiyorum, harbiden beş para etmez. Kâr edecek bir şey olsaydı kapital elbet bunu da değerlendirirdi.
Ölüm, lüks hayatlar ve sırıtarak sürekli el sıkışan politikacılar...
Sahi, sürekli neden sırıtıyorlar?
NATO Zirvesi de öyle. Herkes tablodan memnun. Kimse dünyadaki ölümleri dert etmiyormuşçasına ve her şey güllük gülistanlıkmışçasına. (Bu cümle İngilizcede bir paragraf kaplıyor, eklemeli diller çok enteresan.)
Özenmek demişken; sistemi bize dayatan, “gelişmiş” dediğimiz ülkelerin şeceresini bir dökelim de ciğerimiz soğusun.
Rönesans sonrası, coğrafi keşifler ile başlayan furya, Batılı devletler tarafından birçok sömürgeleştirilmiş coğrafya oluşması ile neticelendi. Sömürge demek, bir milleti ve coğrafyayı iliğine kadar kullanmak demek. Milletin sırtına binmek ve hatta canını almak, soyunu kurutmak demek.
İnka, Aztek, Kızılderililer, Maya uygarlığı gibi soyu kurutulanlarla, Hindistan, hatta Çin’e kadar her türlü kaynağı gasp edilmişlerle aynı dünyada yaşıyoruz. Günümüzde hâlâ açlıktan ölen çocuklar bu sömürülen coğrafyada yaşamakta ve bütün dünya bunu kanıksamış ne yazık ki.
Ağız dolusu, övünçle dillendirilen “Güneş batmayan imparatorluk” söylemi bu sömürgeci devletleri tanımlamak için kullanılır.
Velhasıl, gelişmiş, uygar denen ülkelerin elleri kan içindedir.
Zira Avrupa ile bir araya gelebileceğimize de inanmıyorum. En başta Müslüman düşmanlığı üst seviyede. Müslüman ülkeler ise birbiri ile yıllardır çatışma içinde. Dolayısıyla kimseden medet ummamak lazım. Kendi imkânlarımız ve becerimiz ile ülkemizi müreffeh toplum seviyesine ulaştırmalıyız.
Saygılar.
#selimkutlu