Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen “Geleceğin Meslekleri Bilim Kafe” etkinliğinde, tarım sektörünün geleceğini şekillendirecek teknolojiler masaya yatırıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen programda akademisyenler, sektör temsilcileri ve öğrenciler bir araya gelerek akıllı tarım uygulamaları, tarımsal robotlar ve yapay zekâ destekli üretim sistemlerini değerlendirdi.
Moderatörlüğünü Doç. Dr. Hakan Ulutaş’ın yaptığı oturumda, MAKÜ Bucak Hikmet Tolunay Meslek Yüksekokulu Hassas Tarım ve Tarımsal Robotlar Programı öğretim üyesi Doç. Dr. İlker Ünal, sektör temsilcisi Ferdi Alakuş ve öğrenci Kerem Arier görüşlerini paylaştı.
Tarımda Yeni Dönem: Akıllı ve Sürdürülebilir Üretim
Programda yapılan sunumlarda dünya nüfusunun artmasıyla birlikte tarımsal üretimde verimliliğin her geçen gün daha fazla önem kazandığı vurgulandı. Azalan su kaynakları ve daralan tarım arazileri karşısında, üretimde teknolojinin daha etkin kullanılmasının zorunluluk haline geldiği ifade edildi.
Otonom traktörler, zirai dronlar, sensör sistemleri, yapay zekâ destekli analizler ve tarımsal robotların artık geleceğin değil günümüzün teknolojileri olduğu belirtilirken, bu sistemlerin üretim maliyetlerini azaltırken verimliliği artırdığına dikkat çekildi.
Hassas Tarımın Önemi Anlatıldı
Etkinlikte, hassas tarım uygulamalarının temel amacının doğru zamanda, doğru yerde ve doğru miktarda girdi kullanarak maksimum verim elde etmek olduğu ifade edildi.
Günümüzde tarımsal üretimde hedefin yalnızca daha fazla ürün almak olmadığı, aynı zamanda daha az su, daha az gübre ve daha düşük maliyetle sürdürülebilir üretim yapmak olduğu belirtildi. Bu noktada sensör teknolojileri, görüntü işleme sistemleri ve yapay zekâ destekli karar mekanizmalarının büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Üniversite-Sanayi İş Birliği Vurgusu
Oturumda söz alan sektör temsilcileri, tarımsal robotlar ve hayvancılık teknolojileri alanında Türkiye'nin önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.
Akademik çalışmalar ile sanayi tecrübesinin birleşmesinin teknoloji üretiminde kritik rol oynadığı ifade edilirken, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi. Özellikle öğrencilerin eğitim süreçlerinde sektörle daha fazla buluşturulmasının, nitelikli iş gücü yetiştirilmesine önemli katkı sağlayacağı dile getirildi.
Bu kapsamda iki yıllık teknikerlik programlarında iş yeri eğitiminin daha uzun süreli uygulanması, lisans programlarında ise uygulama dönemlerinin artırılması yönünde öneriler de paylaşıldı.
Tarımda Robotik Sistemler Yaygınlaşıyor
Programda tarım ve hayvancılıkta kullanılan yeni nesil teknolojiler hakkında da bilgiler verildi.
Sağım robotları, buzağı besleme sistemleri, akıllı havalandırma çözümleri, sürü yönetim yazılımları, sera otomasyonları ve yapay zekâ destekli veri analiz sistemlerinin birçok işletmede kullanılmaya başlandığı belirtildi.
Bu teknolojiler sayesinde üretimin anlık takip edilebildiği, hayvan sağlığının daha yakından izlenebildiği ve işletmelerde verimliliğin önemli ölçüde artırılabildiği ifade edildi.
Geleceğin Meslekleri Arasında Gösteriliyor
Etkinlikte ayrıca Hassas Tarım ve Tarımsal Robotlar Programı'nın geleceğin meslekleri arasında gösterildiği vurgulandı. Tarım, yazılım, elektronik, otomasyon ve robotik teknolojilerini bir araya getiren bölümün, önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyulacak uzman insan kaynağını yetiştirmeyi hedeflediği belirtildi.
Konuşmacılar, tarımın artık yalnızca fiziksel emek gerektiren bir sektör olmadığını, veri analitiği, yapay zekâ ve robotik sistemlerle desteklenen yüksek teknoloji odaklı bir dönüşüm yaşadığını ifade ederek gençleri bu alanlara yönelmeye davet etti.
Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından bir sonraki oturum duyurularıyla sona erdi. Tarımın geleceğinde teknolojinin belirleyici rol oynayacağına dikkat çekilen etkinlikte, sürdürülebilir üretim için dijital dönüşümün kaçınılmaz olduğu mesajı verildi.