BURDUR HABERLERİ

Fevzi Çakar yazdı; Şehir Büyüdü, Komşuluk Küçüldü

Fevzi Çakar yazdı; Şehir Büyüdü, Komşuluk Küçüldü

Şehir Büyüdü, Komşuluk Küçüldü
Bir zamanlar insanlar komşularını isimleriyle tanırdı.
Şimdi kapı numaralarıyla biliyoruz.

Bir zamanlar kapılar çalınırdı.
Şimdi zil kameraları çalıyor.

Bir zamanlar mahallede herkes birbirine emanetti.
Bugün aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirine yabancı.

Şehir büyüdü.
Ama insanın dünyası küçüldü.

Bir zamanlar mahalle sabahları başka başlardı. Gün doğmadan kapı önleri süpürülürdü.
Faraşın kaldırıma vururken çıkardığı o metal sesi hâlâ kulağımda.
Ardından kovadan dökülen sabunlu su… O sabunlu suyun kokusu bütün sokağa yayılırdı.

Mahalle uyanıyordu aslında.

Kapı önünde süpürge sallayan teyze komşusuna seslenirdi:
“Günaydın komşu.”

O günaydın sadece bir selam değildi.
Bir güven cümlesiydi.

Akşam olunca sandalyeler kapı önüne çıkardı.
Bir evden gelen çay kokusu diğer eve uğrardı.
Bir tas çorba gider, yerine bir tabak pilav gelirdi.

Kimse bunu büyük bir iyilik gibi görmezdi.

Çünkü mahalle hayatında iyilik normaldi.

Bir evde cenaze varsa bütün mahalle sessizleşirdi.
Bir evde düğün varsa bütün mahalle sevinirdi.
Bir çocuk ağlarsa sadece annesi değil, sokağın tamamı ilgilenirdi.

Mahalle dediğimiz şey aslında şuydu:

İnsanın insana emanet edildiği yer.

Bugün aynı şehirde yaşıyoruz ama aynı mahallede yaşamıyoruz.

Yirmi katlı apartmanlarda yüzlerce insan yaşıyor.
Ama kimse kimseyi tanımıyor.
Asansörde insanlar birbirine bakmamak için telefonuna bakıyor.

Yan dairede kim oturuyor bilen yok.

Modern şehir hayatı bize konfor verdi ama insanı insandan uzaklaştırdı.

Eskiden kapılar kilitlenmezdi.
Şimdi kapılar çelik oldu.

Eskiden komşu vardı.
Şimdi güvenlik görevlisi var.

Çelik kapılar hırsızı dışarıda tutuyor belki.
Ama bazen dostu da içeri almıyor.

Eskiden mahalle çocukları birlikte büyürdü.
Aynı sokakta top oynar, aynı ağaçtan erik koparırdı.
Şimdi çocuklar aynı apartmanda yaşıyor ama birbirini tanımıyor.

Binalar yükseldikçe insanlar birbirinden uzaklaştı.

Bugün şehirlerin en büyük sorunu trafik değil.

Yalnızlık.

Kalabalıkların ortasında yalnız yaşayan milyonlarca insan var.

Oysa Anadolu’nun eski bir sözü vardır:

“Komşu komşunun külüne muhtaçtır.”

Belki de çözüm çok büyük projelerde değildir.

Belki de bu akşam eve girerken asansördeki o yabancıya
telefon ekranından başımızı kaldırıp sadece bir “merhaba” demek gerekir.

Kim bilir…

Belki de o küçük selam, bu koca şehirde kaybolan komşuluğun ilk adımı olur.

Çünkü bir şehri şehir yapan beton değildir.

İnsanların birbirine açık kapılarıdır.