BURDUR HABERLERİ

Fevzi Çakar yazdı; İnsanın Değişimi...

Fevzi Çakar yazdı; İnsanın Değişimi...

İnsan yaş aldıkça bazı gerçekleri daha iyi anlıyor.

Mesela değişmenin ne kadar zor olduğunu...

Dışarıdan bakınca kolay görünüyor.

Bir alışkanlığı bırakacağım dersiniz.

Daha çok okuyacağım dersiniz.

Öfkelenmeyeceğim dersiniz.

Sabırlı olacağım dersiniz.

Ama iş uygulamaya gelince bunun o kadar da kolay olmadığını görürsünüz.

Çünkü insanın en büyük mücadelesi çoğu zaman dışarıyla değil, kendi içindedir.

Çevreme bakıyorum.

İnsanlar aynı saatlerde kalkıyor.

Aynı yolları yürüyor.

Aynı düşünceleri tekrar ediyor.

Aynı tepkileri veriyor.

Bir süre sonra bunlar o kadar doğal hale geliyor ki insan hangisinin kendi tercihi, hangisinin alışkanlığı olduğunu ayırt edemiyor.

Oysa alışkanlık garip bir şeydir.

Bir taraftan hayatı kolaylaştırır.

Diğer taraftan insanı fark ettirmeden sınırlar.

Çünkü insan alıştığı şeyi sever.

Alıştığı şeyin içinde kendini güvende hisseder.

Ama güvenli olan her zaman doğru olan değildir.

Yıllardır taşınan bir kırgınlık...

Sürekli ertelenen işler...

Her fırsatta şikâyet etmek...

Bunların çoğu zamanla karakter gibi görünmeye başlar.

Oysa çoğu karakter değil, tekrardır.

Tekrar edilen davranışlardır.

Demek ki değiştirilmeleri de mümkündür.

Bir çocuğun yürümeyi öğrenmesini düşünün.

İlk adımını atarken dengesini bozar.

Düşmeyi göze alır.

Sendeleyerek yürümeyi öğrenir.

Hayat da böyledir.

Yeni bir yola girmek isteyen insan önce mevcut dengesini bozmak zorundadır.

Sigarayı bırakmak isteyen de...

Öfkesini yenmeye çalışan da...

Daha çok okumaya karar veren de...

Aynı süreçten geçer.

İlk günler zordur.

İnsan eskiye dönmek ister.

Çünkü eski alışkanlıklar yıllardır oturduğumuz ev gibidir.

Eksikleri vardır.

Ama her köşesini biliriz.

Fakat bir şeyi bırakmak tek başına yetmez.

Yerine başka bir şey koymak gerekir.

Toprak boşluğu sevmez.

Sürülmeyen tarlayı ot basar.

Bakılmayan bahçeyi diken kaplar.

İnsan zihni de böyledir.

Boş bıraktığınız yere eski alışkanlıklar geri gelir.

Bu yüzden değişim biraz da inşa etmektir.

Yıkmak kadar yapmak gerekir.

Vazgeçmek kadar yerine koymak gerekir.

Sonra zaman devreye girer.

İlk günlerde zor gelen şeyler kolaylaşmaya başlar.

İradeyle yapılan hareketler alışkanlığa dönüşür.

Bir bakarsınız, eskiden büyük çaba isteyen şey hayatınızın doğal bir parçası olmuş.

İnsan aslında her gün yeniden şekillenir.

Her gün biraz eksilir.

Her gün biraz çoğalır.

Kimse bir günde değişmez.

Ama küçük adımların biriktiği yıllar, insanı bambaşka bir yere taşıyabilir.

Bu yüzden insanın en büyük mücadelesi başkalarıyla değildir.

Kendi içindeki eski kalıplarladır.

O mücadeleyi bırakmayanlar, zamanla hayatlarının yönünü de değiştirirler.

Ve çoğu zaman büyük değişimler, kimsenin görmediği küçük adımlarla başlar.