Gündem

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Doktor Tuğçe Öncü

Burdur'da Sağlık; Hasan Güraksu

Ebeveynler kadar öğretmenler de yardımcı olsun

Bu haftanın ' Burdur'da Sağlık ' köşesinin konuğu Dr. Tuğçe Öncü
Burdur Devlet Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı…


Dr Tuğçe Öncü ile keyifli bir söyleşi oldu.

Çocuğum henüz çok küçük, konuşmuyor bile… Çocuk psikiyatrisi kaç yaştan itibaren bakıyor acaba? gibi bir çok soruya yanıt bulacaksınız söyleşi de .

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanları doğumdan erişkinliğe adım attığımız 18 yaşına kadar tüm bireyleri değerlendirebilir. Her yaş grubunda farklı değerlendirme teknikleri kullanılır ve o yaştan beklentiler farklıdır. Ebeveyn- çocuk bağlanması, yeterince iyi ebeveynlik, çocuk ve gençlerin dönemsel özellikleri, normal ve normal olmayanın ayrımı, aile, sosyal ve akademik ortamda yaşanan sorunlar ve bunların müdahalesi çocuk psikiyatrisi kapsamında yer almaktadır.

Küçücük çocuğun derdi mi olur?

İlgili literatüre bakıldığında yetişkinlikte gözlenen pek çok ruhsal hastalık çocukluk döneminde başlamaktadır. Kendiliğinden geçmesini bekleyip erken tanı ve erken tedavi edilmediğinde ise giderek dirençli bir hale gelmekte, çözümü daha da zorlaşmaktadır.
diye başlıyor söze Dr Tuğçe Öncü…

Anne ve Baba kadar Öğretmenlere Çağrı

Çocuklar çoğu zaman sorunlu davranışlarının farkında olmazlar ya da rahatsızlık duymazlar. Tedavi başvurusu kendi iradeleriyle değil, genelde bir ebeveynin isteğiyle olur. Bu noktada ebeveynler ve öğretmenler çocuk ve gençlerin verdiği sinyallere dikkat etmeli, gerek duyduklarına çocuk ruh sağlığı uzmanına başvuruyu geciktirmemeliler. diyor Dr Tuğçe Öncü

Peki Anne ve Babalar kadar öğretmenler nelere dikkat etmeli?

Madde Madde Nelere dikkat edelim?

Okul öncesi dönemde;
• Göz teması kurmuyorsa,
• Konuşması gecikmişse,
• Tekrarlayan tuhaf hareketleri varsa,
• Uyku ve yeme problemleri varsa,
• Tuvalet eğitiminde sorun yaşanıyorsa,
• Hırçınlık, davranış problemleri mevcutsa

Okul çağı ve ergenlik döneminde;

• Okula giderken ebeveynlerinden ayrılmakta zorlanıyorsa,
• Derste dikkatini sürdüremiyorsa,
• Uzun süre sırasında oturamıyorsa,
• Öğrenmekte güçlük yaşıyorsa,
• Arkadaş ilişkilerinde sorunlar yaşıyorsa,
• Sınavlardan önce ya da topluluk önünde görev alırken çok kaygılanıyorsa,
• Stresli dönemlerde karın ağrısı, baş ağrısı gibi bedensel sıkıntılar yaşıyorsa,
• Giderek içe kapanıyor, aktivitelere katılmıyorsa,
• Kendine zarar verici davranışları varsa,
• Öfkesini kontrol edemiyor ve bundan dolayı ilişkileri olumsuz etkileniyorsa,

Mutlaka çocuk psikiyatri uzmanına başvurmaları gerekmektedir. diye sözlerini sürdürüyor Dr Tuğce Öncü..

Biz ilaca karşıyız, çocuğumuzu ilaç bağımlısı yapmak istemiyoruz, yan etkileri fazla inanışı yanlış


Zihin- Beden –Ruh bir bütündür. Adeta birbirine bağlı su boruları gibi bir tarafta artan basınç mutlaka diğer tarafa yansır. Hepimiz biliyoruz ki çok stresli zamanlarda başımız ağrır, bağırsak düzenimiz değişir, heyecanlandığımızda çarpıntımız olur, ellerimiz titrer.
Peki neden başımız ağrıdığında ya da çarpıntımız olduğunda doktora gider, tedavimizi alırken, ruhumuzun çığlıklarını bastırır, duymazdan, görmezden geliriz? Çünkü hafife alırız, hastalıktan saymayız. Dikkate almadıklarımız aslında tüm yaşam kalitemizi etkileyen belirtilerdir.' diye konuşmasını sürdüren Dr Tuğçe Öncü

'Belki psikiyatriye gitmekle ilgili önyargılarımız vardır, çocuğumuzun siciline işlenmesinden korkarız. Ya da ilaçlarla ilgili endişelerimiz vardır.
Oysa ki her psikiyatrik görüşme kişiye özeldir. Çocuğun klinik durumuna göre neye ihtiyacı olduğuna karar verilir. Bu bazen ilaç, bazen farklı terapi yöntemleridir. Bazense sadece yaşananların 'Normal' olduğunu duymaya ihtiyacı vardır ailelerin. İlaçlar ise öcü değildir.
Hepsi kilo aldırmaz, sersemlik yapmaz. En önemlisi bağımlılık riski taşımazlar. Yani ilacı bıraktığımızda sigarayı bırakınca olduğu gibi ilaç aşermeyiz. Bireysel özelliklere göre kullanılacak ilaca karar verilir. Kiloluysa iştah arttırmayacak bir ilaç olması, okula gidiyorsa uyku yapmaması, başka bir hastalığı varsa diğer ilaçlarıyla etkileşmemesi önceliğimizdir.' diye konuştu.

Son cümlesini bir ana fikir olarak algıladım Dr Tuğçe Öncü'nün :

Emin olun önyargıları yıktığımızda, ebeveynler, öğretmenler ve çocuk ruh sağlığı profesyonelleri olarak işbirlikçi bir takım olduğumuzda hayatımızı zorlaştıran tüm engelleri ortadan kaldırabilecek güce sahibiz. Yeter ki zihnimizin, ruhumuzun, bedenimizin bir bütün olduğunu unutmayalım ve hem kendimizin, hem de çocuklarımızın ruh sağlığını ihmal etmeyelim.