GÜNDEM (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 23.06.2021 - 14:18, Güncelleme: 23.06.2021 - 14:18

Burdurlu genç girişimci teknolojiyle tarımı buluşturdu

 

Burdurlu genç girişimci teknolojiyle tarımı buluşturdu

Burdurlu genç girişimci teknolojiyle tarımı buluşturdu
İstanbul’da iş hayatını sürdürmekte iken memleketi Burdur’a tarım sektöründe yatırım yapmaya karar veren genç girişimci Ruhi Karagöz, Burdur Bağlar Mahallesinde küçük bir çiftlik kurdu. İçerisinde keçi ve ineklerin bulunduğu atadan kalma yaklaşık 3 dönüm araziye geçici olarak konteyner koydu. Elektrik ve su olmayan arazide suyunu yağmur hasadından, elektriğini solar (güneş) enerjisinden sağlamaya başladı. Konteynırın üzerine koyduğu çatıdan elden ettiği yağmur sularını yer altında depolayan Ruhi Karagöz, hobi bahçesine diktiği sebze fidanlarını suluyor. Bir kısmını da kullanma suyu olarak değerlendiriyor. Son yıllarda artan kuraklık dolayısıyla her geçen gün azalan yer altı su kaynaklarını kullanmadan su ihtiyacı karşılıyor. En önemlisi su tasarrufuna önemli katkılar sağlıyor. Aslen Burdurlu olup yaklaşık 20 yıl önce İstanbul’da bilişim sektöründe faaliyet göstermeye başlayan Ruhi Karagöz; “Teknoloji ile tarımı buluşturmamız gerekir” diyor. Jeoloji Mühendisi Serdar Şener’den teknik destekte alan Ruhi Karagöz Çağdaş Burdur Gazetesi Muhabirimize verdiği röportajda; “Bu çiftlikte yağmur hasadı da yapıyoruz. Malum kuraklık ülkemizde hat safhaya geldi. Özellikle Göller Yöresinde her geçen gün kuraklık artıyor. Yağmur sularını toplayıp, yer altındaki su depolarında biriktiriyoruz. Yedek depolara da mini pompalar yardımı ile hobi su basarak, bahçemize diktiğimiz sebzelerimizi damla sulama yöntemi ile suluyoruz. Bugün yağan 2 saatlik yağmurdan 1 tonluk depomuzun tamamı kısa sürede doluyor. Artan suyu da yedek depolarımıza aktarıyoruz. Yazın sıcak günlerde bu su ile hayvanlarımızı ve bahçemizi suluyoruz. Bir kısmını da evde temizlik amaçlı kullanma suyu olarak kullanıyoruz. Ayrıca yağmur suyu asit ve kireçten arınmış olduğu için bitkilere daha faydalı olduğunu düşünüyorum. Zaten her yağmurdan sonra bitkilerimiz daha da şahlanıyor” diye konuştu. İstanbul’daki iş yoğunluğundan uzaklaşmak,  doğa ile iç içe olmak, teknoloji ile tarımı buluşturmak için memleketi Burdur’a 1,5 yıl önce geldiğini, ayda birkaç kez İstanbul’a gelip gittiğini sözlerine ekleyen Karagöz; kısa özgeçmişini de anlattı. Karagöz; “1981 yılında Burdur’da doğdum. İlk orta ve lise öğrenimimi Burdur’da tamamladım. Dokuz Eylül üniversitesi işletme bölümünden mezun oldum. Askerlik görevimden sonra İstanbul’da kurumsal iş hayatına başladım. Bazı büyük kurumsal firmalarda yönetici olarak çalıştım. 7 sene önce İstanbul’da kendi bilişim firmamı kurdum. Beyaz yaka, Büyükşehir, Plaza hayatının stres ve problemlerinden uzaklaşmak için 2 sene önce Burdur’da da faaliyet göstermeye karar verdim. Yaşamımız boyunca öğrenmenin yaşı ve sonunun olmadığını düşünüyorum. Doğa da her gün bizlere yeni şeyler öğretiyor. Covid-19 salgınında taze ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşmanın ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Atalarımız bu topraklarda yaşamış, bu toprakları işlemiş, işlemeye devam ediyorlar. Özelikle hayvancılık ile uğraşan çoğu çiftçilerimizin ortak problemi girdi maliyetleri.  Yem, mazot, ilaç, gübre fiyatlarından çiftçilerimizin çok fazla şikayet ettiklerini duyuyoruz. Çiftçilerimizin gelir seviyelerini artırıp, teknolojik çiftçiliğe doğru ilerlemelerini sağlamak gerekiyor görüşündeyim. Kısacası Tarım ile teknolojiyi birleştirmeliyiz.  Drone kontrollü ilaçlama ve takip, robotik ve sensör kontrollü sistemler, topraksız tarım,  gen kontrollü tohum  yapay zeka, makinelerin öğrenmesi, nesnelerin interneti kavramlarını tarım ve hayvancılık sektöründe hızlıca uygulamamız lazım. Emek yoğun değil teknoloji yoğun akıllı çiftlikler kurmamız gerekiyor. Kuraklık yoğun bir dünyada yaşıyoruz.  Temiz ve taze suya olan ihtiyacın önüne geçmek için, tarım ve hayvancılıkta yağmur sularını toplayarak sulama yapılabilir. Güneş ve rüzgar yardımı ile elektrik enerjisi üretiminden tarımda daha fazla fayda sağlanabilir. Sözlerimi bitirmeden önce iki konuya değinmek istiyorum. Tarım ve hayvancılık için kamu teşvikleri çok önem taşıyor. Bilhassa çiftçilerimizin bürokrasi ve kamu dairelerindeki işlerini daha kolay çözebiliyor olmaları gerekiyor. İkincisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923 yılında Adana konuşmasında “Saban kılıçtan üstündür.” sözünü hatırlatmak istiyorum. Son söz olarak “Akıllı üretmezsek tükeniriz” dedi.YAĞMUR SUYU HASADI NEDİR?Yaşadığımız dünyada kullandığımız bütün su kaynakları aslında yağmur suyudur. Denizlerimiz, doğal kaynak sularımız, barajlarımızdaki sular, termal kaynaklar vb. tüm su kaynakları yağmur damlalarının toprağa düşmesi ile oluşmaktadır. Farklı alanlarda biriken yağmur suları insanların ihtiyacı için değişik şekillerde kullanılmaktadır. Yağmur suyu hasadı ile kendi kullanılabilir su kaynağımızı oluşturabilir ve birey olarak doğal su kaynaklarımızı kullanıma çevirerek üstümüze düşen sorumlulukları yerine getirebiliriz.  “SU” her zaman insanlığın en temel ihtiyaçlarından biri olmuştur. Eski dönemlere ait olan tarihi yapıların etrafında çeşitli su kuyuları ve sarnıçlar hepimizin dikkatini çekmiştir. Geçmiş dönemlerde büyük barajlar olmadığı için insanlar kullanım sularını bu alanlar sayesinde karşılamaktaydı. Amaç doğal olarak oluşan yağmur sularının büyük miktarlarda toplanması ve kullanılması amacı taşımaktaydı. Eski zamanlarda yer alan bu anlayış günümüzde yağmur suyu hasadı denilen yenilikçi bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır. Amaç her zaman en temel ihtiyacımız olan suyu basit, ekonomik ve hızlı bir şekilde karşılamak olmuştur. Günümüzde çeşitli gelişmiş ülkelerde sıklıkla kullanılan yağmur suyu hasadı, ülkemiz ve su sıkıntısı çeken diğer ülkelerde yeterli oranlarda kullanılmamaktadır. Yağmur suyu hasadı basit olarak yağmur sularının toplanması ve geri kullanımı olarak tanımlanmaktadır. Su hasadı çevreyi ve doğal kaynaklarımızı korumak adına önemli bir işleve sahip olan bir yöntemdir. Ayrıca yağmur sularını toplayarak geri kullandığımız için ekonomik anlamda yüksek geri kazanımlar oluşturmaktadır. Sonbahar, kış ve ilkbahar aylarında yağış miktarının artması ile yağmur suyu depolama işlemi için uygun koşullar oluşmaktadır. Özellikle kış aylarında yağan kar ve buzla kaplı çatılarda eriyen sular kullanımı verimli sular olarak kabul edilmektedir. Bu su kaynaklarını toprak altına veya toprak üstüne yerleştirilen büyük tonajlı yağmur suyu depoları ile toplayarak geri kullanım için saklayabilirsiniz”YAĞMUR SUYU TOPLAMASI 2 BİN METREKAREDEN BÜYÜK PARSELLERDEKİ YAPILARDA ZORUNLU HALE GELMİŞTİ2021 Ocak ayında Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’te konuyla şunlara yer verilmişti;  “2 bin metrekareden büyük parsellerde yapılacak yapılarda mekanik tesisat projesine; çatı yüzeyi yağmur sularının, tabii zemin altında tesis edilecek yağmursuyu toplama tankında toplanması, gerekmesi halinde filtre edilerek yeniden kullanılması amacıyla yağmursuyu toplama sistemi projesi de eklenir. İlgili idarelerce daha küçük parsellere ilişkin de zorunluluk getirilebilir. Yağmursuyu toplama tankı, parselin yan, arka veya parsel sınırına 3 metreden fazla yaklaşmamak kaydı ile ön bahçe zemini altında konumlandırılır. Toplama tankı tahliye hattı varsa yağmursuyu şebekesine bağlanır, atık su şebekesine bağlanamaz.”Halil İbrahim KARA
Burdurlu genç girişimci teknolojiyle tarımı buluşturdu

İstanbul’da iş hayatını sürdürmekte iken memleketi Burdur’a tarım sektöründe yatırım yapmaya karar veren genç girişimci Ruhi Karagöz, Burdur Bağlar Mahallesinde küçük bir çiftlik kurdu. İçerisinde keçi ve ineklerin bulunduğu atadan kalma yaklaşık 3 dönüm araziye geçici olarak konteyner koydu. Elektrik ve su olmayan arazide suyunu yağmur hasadından, elektriğini solar (güneş) enerjisinden sağlamaya başladı. Konteynırın üzerine koyduğu çatıdan elden ettiği yağmur sularını yer altında depolayan Ruhi Karagöz, hobi bahçesine diktiği sebze fidanlarını suluyor. Bir kısmını da kullanma suyu olarak değerlendiriyor. Son yıllarda artan kuraklık dolayısıyla her geçen gün azalan yer altı su kaynaklarını kullanmadan su ihtiyacı karşılıyor. En önemlisi su tasarrufuna önemli katkılar sağlıyor. Aslen Burdurlu olup yaklaşık 20 yıl önce İstanbul’da bilişim sektöründe faaliyet göstermeye başlayan Ruhi Karagöz; “Teknoloji ile tarımı buluşturmamız gerekir” diyor. Jeoloji Mühendisi Serdar Şener’den teknik destekte alan Ruhi Karagöz Çağdaş Burdur Gazetesi Muhabirimize verdiği röportajda; “Bu çiftlikte yağmur hasadı da yapıyoruz. Malum kuraklık ülkemizde hat safhaya geldi. Özellikle Göller Yöresinde her geçen gün kuraklık artıyor. Yağmur sularını toplayıp, yer altındaki su depolarında biriktiriyoruz. Yedek depolara da mini pompalar yardımı ile hobi su basarak, bahçemize diktiğimiz sebzelerimizi damla sulama yöntemi ile suluyoruz. Bugün yağan 2 saatlik yağmurdan 1 tonluk depomuzun tamamı kısa sürede doluyor. Artan suyu da yedek depolarımıza aktarıyoruz. Yazın sıcak günlerde bu su ile hayvanlarımızı ve bahçemizi suluyoruz. Bir kısmını da evde temizlik amaçlı kullanma suyu olarak kullanıyoruz. Ayrıca yağmur suyu asit ve kireçten arınmış olduğu için bitkilere daha faydalı olduğunu düşünüyorum. Zaten her yağmurdan sonra bitkilerimiz daha da şahlanıyor” diye konuştu. İstanbul’daki iş yoğunluğundan uzaklaşmak,  doğa ile iç içe olmak, teknoloji ile tarımı buluşturmak için memleketi Burdur’a 1,5 yıl önce geldiğini, ayda birkaç kez İstanbul’a gelip gittiğini sözlerine ekleyen Karagöz; kısa özgeçmişini de anlattı. Karagöz; “1981 yılında Burdur’da doğdum. İlk orta ve lise öğrenimimi Burdur’da tamamladım. Dokuz Eylül üniversitesi işletme bölümünden mezun oldum. Askerlik görevimden sonra İstanbul’da kurumsal iş hayatına başladım. Bazı büyük kurumsal firmalarda yönetici olarak çalıştım. 7 sene önce İstanbul’da kendi bilişim firmamı kurdum. Beyaz yaka, Büyükşehir, Plaza hayatının stres ve problemlerinden uzaklaşmak için 2 sene önce Burdur’da da faaliyet göstermeye karar verdim. Yaşamımız boyunca öğrenmenin yaşı ve sonunun olmadığını düşünüyorum. Doğa da her gün bizlere yeni şeyler öğretiyor. Covid-19 salgınında taze ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşmanın ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Atalarımız bu topraklarda yaşamış, bu toprakları işlemiş, işlemeye devam ediyorlar. Özelikle hayvancılık ile uğraşan çoğu çiftçilerimizin ortak problemi girdi maliyetleri.  Yem, mazot, ilaç, gübre fiyatlarından çiftçilerimizin çok fazla şikayet ettiklerini duyuyoruz. Çiftçilerimizin gelir seviyelerini artırıp, teknolojik çiftçiliğe doğru ilerlemelerini sağlamak gerekiyor görüşündeyim. Kısacası Tarım ile teknolojiyi birleştirmeliyiz.  Drone kontrollü ilaçlama ve takip, robotik ve sensör kontrollü sistemler, topraksız tarım,  gen kontrollü tohum  yapay zeka, makinelerin öğrenmesi, nesnelerin interneti kavramlarını tarım ve hayvancılık sektöründe hızlıca uygulamamız lazım. Emek yoğun değil teknoloji yoğun akıllı çiftlikler kurmamız gerekiyor. Kuraklık yoğun bir dünyada yaşıyoruz.  Temiz ve taze suya olan ihtiyacın önüne geçmek için, tarım ve hayvancılıkta yağmur sularını toplayarak sulama yapılabilir. Güneş ve rüzgar yardımı ile elektrik enerjisi üretiminden tarımda daha fazla fayda sağlanabilir. Sözlerimi bitirmeden önce iki konuya değinmek istiyorum. Tarım ve hayvancılık için kamu teşvikleri çok önem taşıyor. Bilhassa çiftçilerimizin bürokrasi ve kamu dairelerindeki işlerini daha kolay çözebiliyor olmaları gerekiyor. İkincisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923 yılında Adana konuşmasında “Saban kılıçtan üstündür.” sözünü hatırlatmak istiyorum. Son söz olarak “Akıllı üretmezsek tükeniriz” dedi.

YAĞMUR SUYU HASADI NEDİR?

Yaşadığımız dünyada kullandığımız bütün su kaynakları aslında yağmur suyudur. Denizlerimiz, doğal kaynak sularımız, barajlarımızdaki sular, termal kaynaklar vb. tüm su kaynakları yağmur damlalarının toprağa düşmesi ile oluşmaktadır. Farklı alanlarda biriken yağmur suları insanların ihtiyacı için değişik şekillerde kullanılmaktadır. Yağmur suyu hasadı ile kendi kullanılabilir su kaynağımızı oluşturabilir ve birey olarak doğal su kaynaklarımızı kullanıma çevirerek üstümüze düşen sorumlulukları yerine getirebiliriz.  “SU” her zaman insanlığın en temel ihtiyaçlarından biri olmuştur. Eski dönemlere ait olan tarihi yapıların etrafında çeşitli su kuyuları ve sarnıçlar hepimizin dikkatini çekmiştir. Geçmiş dönemlerde büyük barajlar olmadığı için insanlar kullanım sularını bu alanlar sayesinde karşılamaktaydı. Amaç doğal olarak oluşan yağmur sularının büyük miktarlarda toplanması ve kullanılması amacı taşımaktaydı. Eski zamanlarda yer alan bu anlayış günümüzde yağmur suyu hasadı denilen yenilikçi bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır. Amaç her zaman en temel ihtiyacımız olan suyu basit, ekonomik ve hızlı bir şekilde karşılamak olmuştur. Günümüzde çeşitli gelişmiş ülkelerde sıklıkla kullanılan yağmur suyu hasadı, ülkemiz ve su sıkıntısı çeken diğer ülkelerde yeterli oranlarda kullanılmamaktadır. Yağmur suyu hasadı basit olarak yağmur sularının toplanması ve geri kullanımı olarak tanımlanmaktadır. Su hasadı çevreyi ve doğal kaynaklarımızı korumak adına önemli bir işleve sahip olan bir yöntemdir. Ayrıca yağmur sularını toplayarak geri kullandığımız için ekonomik anlamda yüksek geri kazanımlar oluşturmaktadır. Sonbahar, kış ve ilkbahar aylarında yağış miktarının artması ile yağmur suyu depolama işlemi için uygun koşullar oluşmaktadır. Özellikle kış aylarında yağan kar ve buzla kaplı çatılarda eriyen sular kullanımı verimli sular olarak kabul edilmektedir. Bu su kaynaklarını toprak altına veya toprak üstüne yerleştirilen büyük tonajlı yağmur suyu depoları ile toplayarak geri kullanım için saklayabilirsiniz”

YAĞMUR SUYU TOPLAMASI 2 BİN METREKAREDEN BÜYÜK PARSELLERDEKİ YAPILARDA ZORUNLU HALE GELMİŞTİ

2021 Ocak ayında Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’te konuyla şunlara yer verilmişti;  “2 bin metrekareden büyük parsellerde yapılacak yapılarda mekanik tesisat projesine; çatı yüzeyi yağmur sularının, tabii zemin altında tesis edilecek yağmursuyu toplama tankında toplanması, gerekmesi halinde filtre edilerek yeniden kullanılması amacıyla yağmursuyu toplama sistemi projesi de eklenir. İlgili idarelerce daha küçük parsellere ilişkin de zorunluluk getirilebilir. Yağmursuyu toplama tankı, parselin yan, arka veya parsel sınırına 3 metreden fazla yaklaşmamak kaydı ile ön bahçe zemini altında konumlandırılır. Toplama tankı tahliye hattı varsa yağmursuyu şebekesine bağlanır, atık su şebekesine bağlanamaz.”

Halil İbrahim KARA

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve bomba15.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.