bayan escort istanbulümraniye escortistanbul escort kızlarşirinevler escort bayanhalkalı escortbeylikdüzü escortavcılar escortşişli escortkagithane escortkadıköy escortistanbul türbanlı escort bayanbaşakşehir escortescort bayanescort bayanlaristanbul escort ajanspendik merkez escortsoğanlı escort

19 Nisan 2021 Pazartesi

Yavuz Mehmet KAYA

Yavuz Mehmet KAYA

ymk1515@hotmail.com
03 Ekim 2019 Perşembe 15:19

O ZAMAN S…K

O ZAMAN S…K

ÖNCESİNDE NE YAPMALI?

 

Kanunlar çıkarılır… Ama o evde kalan kişinin gelir seviyesi deprem dayanaklılık testine yeter mi yetmez mi bilinmeden, ev sahipleri kendisi yapsın kolaycılığı yaz 2 satır yazı ile sorumluluğu idarecilerin üzerinden al VATANDAŞA at mantığı problemi maalesef çözmüyor. Ne kadar ev depreme dayanıksızdır konusunda yapılmış bir çalışma var mıdır? İlimiz yapı stok kalitesi nedir? Bu konuda önleyici hizmet olarak bina kalitelerini Belediyeler test ettiler mi? Mesela konserler, iftar yemekleri gibi bir takım sadece kişilerin gönlünü ve oyunu almaya yönelik olduğu birçok kişi tarafından da dillendirilen faaliyetler yerine depreme dayanıksız binaların tespiti yönünde çalışma yapılıyor mu? Deprem gözetleme ve ölçme istasyonları çalışıyor mu yoksa kapandı mı?Burdur’un fay hatları ne durumda? Üniversite ile ölçümler yapılıyor mu? Üniversiteler neden bu konuda suskun ve sessiz… Oysa halkı aydınlatan bilim yuvaları olarak bildiğimiz üniversiteler bu özelliklerini siyasete mi değişti?

 

NEDEN BELEDİYELER?

 

İskan ruhsatını bedeli karşılığı, İl ilçe merkezlerinde Belediyeler verdiği için İmar Müdürlükleri de iskana uygun olmayan, insan sağlığını tehlikeye sokacak mekanları belirleme ve yıkım kararı için yükümlülük taşımalıdır. Bu günlerde Belediye bütçeleri hazırlanıyor. Tam da zamanı. Meclis önüne gelecek. Bakalım deprem ve önlemleri ile ilgili hangi belediye ne kadar bütçe ayrıcak hep beraber göreceğiz. Sosyal yönetim anlayışı sınav verecektir. İnsanlar deprem öncesinde hangi yardımı, nerede nasıl ne zaman ve ne şekilde alacaklarını bilmiyorlar. Pek çok kişinin bilgisi sadece tahmin düzeyinde bilgiden oluşuyor.

 

SIRASINDA NE YAPMALI?

 

İstanbul’un ardından HATIRLADIĞIMIZacı deprem gerçeği ile 20 yıl sonra yine yüz yüzeyiz. Şimdiye kadar hep anlatıldı.Deprem sırasında panik yapmayın. En güvenlikli yerlerde durun. Yaşam üçgeni oluşturup cenin pozisyonu alın. Kendimize olası bir yıkıntı anında, rahat nefes alabilme imkanı elde etmek için buzdolabı, masa, sandalye kenarı veya kolonlar yanında pozisyon alın, deprem esnasında merdivenlerde bulunmayın gibi vs. vs. çeşitli önerileri birçoğumuzbasından veya çeşitli toplantılardan izliyor. Hatta deprem çantası, plastik şişede su, fındık gibi uzun süre tok tutan ve bozulmayan çerezler, düdük, cep telefonu, el feneri bulundurma da dahil olmak üzere pek çok öneriler…

 

GÖRÜNTÜLER NE DİYOR

 

Bir de ne görelim? Panik ve panik halinde sağa sola ani kaçışlar, binaların pencerelerinden atlamalar, merdivenlerde koşuşturmalar, bağrış ve çığrışlar arasında istem dışı davranışlar… Öneriler boşa mı gitti... Bilinçsiz bir kaçış halini nasıl önleriz?… Soğukkanlı, sakin, emin ve güvenli davranabilmeyi öncelikle nasıl başarmalıyız?

 

SONRASI…!

Tam bir can pazarı, acı içerisinde bağıranlar, kıvrananlar, ağlayanlar, yaralılar, ölüler, çaresizlik içerisindeki savunmasız çocuklar ve yaşlılar, moloz ve yıkıntıların oluşturduğu inanılmaz çevre kirliliği, yol tıkanıklığı, elektrik ve doğalgaz kesintileri, kaçakları, su patlakları, yangınlar vb olumsuzlukları peş peşe yaşamanın yanısırayağmacılık gibi nahoş görüntüler yaşanabilir….

 

PLANLANDI MI?

Toplanma alanları, birbirimizle haberleşme kuralları, barınma, yiyecek, içecek, giyecek, elektrik, su, yakacak tedariki gibi insani yardımları kim, nasıl, ne şeklide, yapacak ve alacak gibi sorular sorun olmayacak şekilde A ve B seçenekleri ile planlanmış olmalıdır. İlimizde nereleri belirlendi bilen var mı?

 

DÜŞÜNÜNÜZ…

 

Burdur’dan 700 km uzakta bir deprem oluyor ve zaten özel sektöre sunulanuydu haberleşme sistemifelç. GSM operatörleri yoğun hat kullanımından dolayı hatların kilitlendiği yönünde ancak özür diliyorlar. Oysa kamu kurumlarının telefonları, halkın mesajlaşma sistemi en azından sorunsuz sağlamalıydı... İstanbul depreminden bu güneanlaşılan bir ders alınmamış ve vatandaş çaresiz…

 

KRİTİK ve EN ÖNEMLİ SORUNLAR

Deprem Sonrası Sağ Çıkan Toplumu Neler Bekliyor….

Nerede yatacağız?

Nerede toplanacağız?

Nerede yemek yenecek?

İlçe ve Köyler ne durumda?

Hangi İl bize yardım edecek?

Haberleşme sistemi nasıl olacak?

Yakınlarımız sağ mı, yaralı mı, öldü mü?

Valilik ve Belediye koordinasyonu ne düzeyde?

Kapanan yolları kim nasıl hangi araç, gereçle açar?

Elimizde yeterli konteyner çadır, yatak, yorgan, içecek var mı?

Akaryakıt, Elektrik, Doğalgaz, Bankalar, Marketler, Fırınlar, Eczanelervb…

Kurtarma ekipleri, timleri, araç ve gereçleri her an hazır ve görevlendirildi mi?

Okulları tatil ettin peki yıkıntılar arasında çocuklar evlerine ne derece güvenli olarak ulaşır? Kurtarma ekipleri kendi çocuklarını ve yakınlarını merak ederse, görev yerine gelmezse ne olacak?

AFAT hangi faaliyetleri hangi sıklıkta yapıyor bilen var mı? Yapılıyorsa billboardlarda, yazılı ve görsellerde neden göremiyoruz?

Burdur 6-7-8 büyüklüğündeki bir depreme hazır mı? Her yıl belirli aralıklarla bu konuda bir çalışma yapılıyor mu?

Toplantılar hangi sıklıkta yapılıyor. İstanbul depreminden 20 yıl, Burdur depreminden tam 48 yıl geçti. İlimiz yöneticileri hangi dersleri aldı. Tarih tarih nasıl deprem program çalışması yapıldı?

.

.

.

Altına diğerlerini siz sıralayın… Alınacak tedbirler konusunda ilimiz ne durumda? Bu soruyu herkes birbirine sormalı ve hangi oranda bu sorular zihinlerimizde cevap buluyor ise deprem gerçeği karşısında o derece bilinçli bir il olduğumuz ortaya çıkar…

 

O ZAMAN S.ÇTIK

 

Hepsinden önemlisi bir yakınımız, kendimiz veya tanımadığız bir insan, DEPREMDEN yaralı olarak kurtuldu, eli, kolu, ayağı kırık, başıyarık, organları dışarıda vebir enkazın 3. katında sallanıyor…Nasıl kurtarılacak? Koşuşturma sırasında bir de ne görüyoruz… Depreme zaten dayanıksız olan hastanemizyıkılmış ve kullanılamaz vaziyette. İşte o zaman s.çtık. Nerede, nasıl ve ne şekilde tedavi oluruz? Acılar içerisinde kıvrana kıvrana can mı vereceğiz?

Kusura bakmayın yetkililer bir anjiyo tedavisi bile il dışı hastane sevkleri ile gerçekleşiyorsa birbirimizi suçlamak yerine çözüm üretmeliyiz.Burdur’un 8 şiddetindeki depreme dayanıklı ARAŞTIRMA HASTANESİNE Burdur-Isparta dağ yolundan daha acil ihtiyacı vardır. Güvenlikli bir hastane konserlerden, yemek organizasyonu, iftar ve şenliklerden daha da elzemdir. Sağlıkta yer kavgasının yanlış olduğunu hafızalarımızdan çıkarmadan hastanemiz ne zaman nerede yapılacak?!!! İlan edilen hastane yeri halen sorunlu ise mevcut hastanenin bulunduğu alanda 8 adet Isparta Tıp Fakültesi Hastanesi sığacak şekilde alan vardır.Yeter ki çözüm odaklı olunsun. Sağlığın rantı olmamalı ama en büyük rant ta sağlık alanında döndüğünü maalesef Sayıştay raporlarından öğreniyoruz.

 

Kusura bakmayın yazının amacı suçlama değil eksikleri dillendirip, çözüme kavuşmasını sağlamaktır…

 

Siz en iyisi canınızı sıkmayın. Sağlıklı Allah’a emanet yaşayıp gidiniz….

 

Saldım Çayıra Mevlam Kayıra…  :)

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR