22 Ekim 2019 Salı

  • 5,834 TL
  • 6,502 TL
  • 279,35 TL
  • 97.878

ÖMER BÜTÜNER, HER TELDEN...

ÖMER BÜTÜNER, HER TELDEN...

ÜÇ GÖL VE ZENGİNLİĞİMİZ

07 Ekim 2019 Pazartesi 09:39 GÜNDEM

ÜÇ GÖL VE ZENGİNLİĞİMİZ

Zamanın birinde bir hükümdar varmış, zenginliği tüm dünyaca bilinirmiş.
Hükümdar her gittiği yere hazinesinin bir bölümünü götürür ve bunları sergilemekten büyük onur duyarmış.
Etrafında bir sürü insan olmasına rağmen, hükümdarın en çok güvendiği ve yegane dostu bir bilge kişi varmış.
Bir gün otururlarken, hükümdar bilge kişiye şöyle bir soru sormuş:
– Sen ki göğün gizemine ermiş, bilime yön vermiş bir adamsın. İnsanlar ister hükümdar kadar güçlü, ister savaşçılar kadar onurlu olsun sana danışır ve ağzından çıkacak bir sözü beklerler.
Şimdi senin gibi bilge bir adamın fikrini merak etmekteyim, benim hükümdarlığım ve servetim hakkında ne düşünüyorsun?
Bilge bu soru karşısında hükümdarın gözlerinin içine bakarak şu sözleri söylemiş:
– Diyelim ki hükümdarım uçsuz bucaksız kızgın bir çöldesiniz. Ölmemek için, size uzatacağım bir bardak suya servetinizin yarısını verir miydiniz?
– Verirdim tabii.
– Zaman geçti diyelim ki susuzluğunuz arttı, size uzatacağım bir sonraki bardağa servetinizin öteki yarısını da verir miydiniz ?
Hükümdar biraz düşünmüş ve ardından “Ölmemek için evet” demiş.
Bunun üzerine bilge kişi gülerek şu sözleri söylemiş:
– Madem öyle, o zaman düşünmeye gerek yok fazlaca. Çünkü haşmetlim, sizin servetiniz yalnızca iki bardak sudan ibarettir.

Gelelim asıl mevzumuza. Onlarca gölle çevrili bir şehirde yaşıyoruz. Daha doğrusu yaşıyorduk. Zira bu göllerin bir kısmı kötü kullanımdan kurudu bir kısmını ise arazi yapmak adına bizzat kendi ellerimizle kuruttuk. Şimdi ise üç gölümüz gündemde.
Burdur, Salda, Yarışlı Gölleri.
Burdur gölü hızla Burdur Çölü olmaya doğru ilerliyor. Buna çözümü hep birlikte bulmamız gerekiyor, kimseyi suçlamadan. Göle yeterli kaynağın gelmediği doğrudur. Çiftçi için su elbette önemli ve ürününü sulaması gerekir ancak suyun her damlasının önemli olduğu günümüzde artık vahşi sulamanın önüne geçilmesi gerekmektedir. Doğal dengelerin bozulmasından dolayı Burdur gölüne gelen kaynakların üzerindeki bütün baraj ve göletleri kaldırsak dahi gölün kurumasını engellemek mümkün gözükmüyor. Gölü besleyecek yeterli kaynağımız maalesef yok. Bu bakımdan Sayın Cumhurbaşkanımızın Menderes nehrinden Burdur Gölüne takviye yapılmasına ilişkin vaadini önemsiyorum. Yapılması gereken iktidarı ile ve muhalefeti ile bütün yerel siyasetçilerimizin birlik olarak bu projenin hata geçmesini takipçisi olmak. 
Şayet bu proje ülkenin ekonomik sebepleri, dolayısıyla hayata geçirilemiyorsa  gerekirse bütün burdurun kendi imkanlarıyla gerekirse kazmayla kürekle bir yerinden başlanması lazım. Yeter ki bu konuda resmi bir karar alınsın.
Salda gölümüze gelince, bu yıl adeta ziyaretçi patlaması yaşanan gölümüzü de biz insanlar çöplüğe çevirmeyi başardık. Bunda alt yapı yetersizliğinin de payı büyü elbette.
Şimdi burası Millet bahçesi yapılacak. Projeye göre bu bahçe doğal dengeyi bozmayacak bir şekilde yapılacak. İnşallah bu şekilde olur. Yapılsın diyenlerin de yapılmasın diyenlerinde ortak kaygısı Salda ise sorun yok zira sonunda ortak bir noktada buluşulur amaç Salda’dan rant elde etmek değilse tabi. Sonuçta ziyaretçi akınına uğrayan bu değerimizi tüketip bitirmeden değerlendirmek temennimiz.

Bir diğer değerimiz ise onlarca, yüzlerce göçmen kuşa ev sahipliği yapan Yarışlı gölümüz. Bu gölümüz sığ bir göl olduğu için zaten yaz aylarında çekilmekteydi lakin suyun kötü kullanılmasından da etkilendiği muhakkak.
Sözün özü: su Su hayattır, su servettir. Göllerimize sahip çıkalım. Hep birlikte başkalarını suçlamak yerine el ele verelim değerlerimiz koruyalım. Siyasi farklılığımız sadece zenginliğimiz olsun.

Yazımın sonunda su gibi kıymetli gençlerimizden bahsetmek ve onları tebrik etmek istiyorum.
Cumartesi günü Makü Konferans salonunda 60 hafız gencimizin hafızlık törenine katıldım. Onlarla gurur duydum. Gençlerimizi, onları yetiştiren ailelerini ve hocalarını tebrik ediyorum. Hafızlarımızın ezberledikleri Kur’an’ı doğru anlayarak yaşamalarını temenni ediyorum. Rabbim sayılarını artırsın.

Bir düğer tebrik de Ece Ece kızımıza gelsin. Balkan Güreş şampiyonasında Sıkletinde 1. Olarak ülkemize ve Burdur’umuza altın madalya kazandıran, bayrağımızı göndere çektiren Ece Ece kızımızı, küçüklüğümde hep çimlerde güreşirken gördüğüm babası Mehmet Ece başta olmak üzere ailesini, onun yetişmesi için gayret gösteren hocalarını velhasıl emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Kim bilir birgün ece kızımızı olimpiyat şampiyonu olarak da görürüz. Neden olmasın?
Sağlıcakla kalın.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

SONRAKİ HABER

Burdur Belediyesi’ne Süreklilik Ödülü

Burdur Belediyesi’ne Süreklilik Ödülü