20 Eylül 2020 Pazar

Çocuk ve Ergen Psikyatri Uzmanı Dr Tuğçe Öncü; KARANLIĞI ARALA…

Çocuk ve Ergen Psikyatri Uzmanı Dr Tuğçe Öncü; KARANLIĞI ARALA…

Toplumun Kanayan Yarası Cinsel istismar

11 Şubat 2020 Salı 15:57 GÜNDEM

Sevgili okuyucular bu günkü “Burdur’da Sağlık” köşesinde Burdur Devlet Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikyatri Uzmanı Dr Tuğçe Öncü toplumun kanayan yarası cinsel istimar konusunu irdeleyecek.

Bilerek yazılı metinde hiç bir değişiklik yapmıyorum. Kişisel düşünce ve gözlemlerimi yazarak  devlet memuru olan Dr Tuğçe hanımı zor durumda bırakmak istemedim. Bir başka özel yazımda bu konunun detaylarını, toplumsal travmaları ve birçok vakfın iğrenç sapıklıklarını gözler önüne sereceğim.

İşte sevgili okuyucular Dr Tuğçe Öncü’nün cinsel istismar konusundaki bilimsel tespitleri ile sizleri baş başa bırakıyorum…

 

Cinsel istismar, kişinin başkaları tarafından cinsel olarak kötüye kullanılması, suistimal edilmesi, istemediği halde başkalarının cinsel yönelimlerine hedef olması durumudur. Her cinsiyetten, her sosyal sınıftan ve meslek grubundan kişiler cinsel istismara uğrayabilmektedir ancak genel olarak kadınların ve çocukların cinsel istismara daha çok maruz kaldıkları söylenebilir.

Çocukların cinsel istismarını ise çocuğun tam olarak anlayamadığı, onay vermesinin mümkün olamayacağı, toplumun sosyal normlarına aykırı bir şekilde bir kişi tarafından cinsel eyleme maruz bırakılmasıdır.

Türkiye’de 2016 yılında 16.877 çocuk cinsel istismara maruz kalmıştır. Çocukların %90’ının tanıdık biri, hatta en sık baba, sonra dede, sonra ağabey, sonra da erkek akrabalar tarafından istismar edildiği düşünülürse gerek aile bütünlüğünü koruma çabaları, gerekse ekonomik kaygılar nedeniyle bu rakamların gerçekte olandan çok daha yüksek olabileceği akılda tutulmalıdır.

Çocuğun beslenmek, korunmak gibi en temel ihtiyaçlarından birisi sevilmektir. Sevgi bekleyen çocuk “Şefkat” ile “Şehvet”i ayırt edemez. Özellikle ihmal edilen çocukların sevgi ve ilgi beklentisi daha fazla olduğu için en çok da ihmal edilen çocuklar istismara uğrar. Bir de fail tanıdık ise bu eylemin uzun süre boyunca ve tekrar tekrar yaşanması muhtemeldir. Olayın anlamını bilmeyen çocukta istismardan şühelendirecek belirtilerin gözlenmesi de her zaman mümkün olmamaktadır. Söylediğim gibi çocuk sevildiğini sanmaktadır. Ne zaman ki ergenlik süreci başlar, çocuk maruz kaldığı eylemin anlamını çözer ve esas travma şimdi yaşanacaktır.

Peki çocukta rastladığımızda istismarı düşündürecek davranışsal izler nelerdir?

  • Eğer çocuk kendi cinsel bölgelerini gösteriyorsa,
  • Arkadaşlarının ya da yetişkinlerin cinsel bölgelerine dokunuyorsa,
  • Oyunlarında, davranışlarında istismarı taklit ediyorsa,
  • Cinselliğe ilişkin her türlü konu ve duruma aşırı ilgi gösteriyor ya da aşırı
  • Kaçınıyorsa,
  • Daha önceden kazandığı becerilerde gerileme varsa (tuvalet eğitimi almış bir çocuğun alt ıslatması gibi)

Kesin ve net göstergeler olmamakla birlikte istismar olasılığını düşünmeliyiz.

 NE YAPALIM?

Anne, baba, öğretmen, sağlık personeli farketmeksizin, çocuğu dinlemek ve inanmanın temel görevimiz olduğunu unutmamalıyız.

Çocuğu korumalı, korkutmadan bilgi almalı ve istismarcı hakkında suç bildiriminde bulunmalıyız.

Çocuklarımıza anne baba olmakla birlikte bir yuva, bir okul da olmalıyız. Onunla şefkatli ve koruyucu bir ilişki kurarken; ağzını, gözünü, burnunu nasıl öğretiyorsak, özel bölgelerini ve bu bölgelerin ona ait ve çok özel olduğunu öğretmeliyiz.

Sevgi amaçlı dokunuşlarla cinsel amaçlı dokunuşları ayırt edebilmesini sağlamalıyız.

Sevgi amaçlı dokunmanın elini tutmak, başına ya da sırtına hafifçe dokunmak, yanaklardan öpmek ve sarılmak olduğunu söylemeliyiz. Bunun dışındaki davranışların tanıdıklar tarafından gelse bile yanlış olduğunu ve korkmadan bize söyleyebileceklerini, bunun sır olarak saklanmayacağını anlatmalıyız.

Alıp eve götürülecek son bir bilgi:

Fail kim olursa olsun istismar bir suçtur ve kimse istismara maruz kalmayı hak etmez. Kişinin ruhsallığında tamiri zor,, derin izler bırakır. Istismarcı ile ilgili adli bildirim yapılmadığı sürece bir değil pek çok çocuk risk altında kalmaya devam edecektir.

Unutmayalım ki çocuklar gelecektir, umuttur. Şimdinin çocuğunu koruyabilirsek doğmamış çocukları da korumuş olur, sağlıklı nesiller yetişmesine katkıda bulunuruz. Tertemiz günler dileği ile…

 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

SONRAKİ HABER

Safa Sönmez ’Seçim Öncesi Yapacağız  Edeceğiz İle  Olmuyor Bu İşler Sayın Başkan’

Safa Sönmez ’Seçim Öncesi Yapacağız Edeceğiz İle Olmuyor Bu İşler Sayın Başkan’