blog statisticsblog statistics

22 Ocak 2018 Pazartesi

  • 3,827 TL
  • 4,679 TL
  • 162,94 TL
  • 115.147
SON DAKİKA

Çalışan Gazeteciler ve Protokol MAKÜ de Buluştu

Çalışan Gazeteciler ve Protokol MAKÜ de Buluştu

Gazetecilerden Coşkulu Gece

11 Ocak 2018 Perşembe 14:38 GÜNDEM

MAKÜ Avşar Han'da düzenlenen programa başta Vali Şerif Yılmaz ve MAKÜ Rektörü Prof. Dr.  Adem Korkmaz olmak üzere, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel, Burdur Merkez ve ilçelerinde çalışan basın mensupları, aileleri, İl Emniyet Müdürü Arif Çankal, İl Genel Meclisi Başkanı Muzaffer Bağcı, İlçe Belediye Başkanları, Rektör Yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, Belediye Başkan Yardımcısı Serdar Başgül katıldı.  

 

Programın açılışında Cemiyet Başkanı Tuncel, Rektör Korkmaz ve Vali Yılmaz konuşma yaptılar. Konuşmalar sonrası Burdur Gazeteciler Cemiyeti kurucu yönetim kurulu üyelerine anmalık takdiminde bulunuldu. Programın devamında Vali Yılmaz, protokol üyeleri ve gazeteciler ile günün anısına kutlama pastası kesildi.

 

 

Vali Yılmaz programda yaptığı konuşmada; 

Biraz önce sayın rektörümüz söyledi; bu yemek programıyla ilgili yaptığımız istişarede benim teklifim şu oldu: Hem gazeteciler, hem idareciler günü aynı güne tekabül ediyor. Bu nedenle biz ikimiz de misafir olalım ev sahibi siz olun dedim. Sağolsunlar ev sahibi olarak bizi idareci olarak sizleri de basın çalışanları olarak beraber ağırlıyor. Bu vesileyle gazeteci arkadaşlarımızla bizleri buluşturduğu için kendisine ayrıca teşekkür ediyorum.

 

Tabi biraz önce Cemiyet Başkanımız da ifade etti: Gazete patronlarına karşı verilen mücadelenin, sonucunda alınan hakların yasalaşmasıyla ilgili süreç Türk demokrasisi açısından çok önemli bir tarih. Türkiye’de demokrasinin gelişmesi, yerleşmesi adına, bağımsız şekilde kendi hür iradesini aktarabilen, yazabilen, konuşabilen, demokratik  ortamlar Türkiye’nin muasır medeniyet seviyesine ulaşmasında en önemli taşlardan, adımlardan bir tanesidir. Eğer bir gazete patronu gazetenin dışında yaptığı işlerle, yaptığı uğraşlarla, ticaretiyle gazeteciliği birleştiriyorsa, gazeteciliği kullanıyorsa ve bu durumdan dolayı kendisine işlem yapıldığı zaman da basın özgürlüğü diye lanse ediliyorsa, o zaman hepimizin düşünmesi lazım.

 

Gazetecilik aldığı bilgiyi, haberi kamu adına, millet adına bağımsız ve katkısız kamuoyuna aktarmak zorundadır. Bunu birilerinin patronluğu adına yapıyorsa orada gazetecilik olmaz. Gazeteci terör örgütü adına bir şeyler yazıyor, işlem yapıyorsa, terör örgütünün sözcülüğünü yapıyorsa, orada gazetecilik yok, terör örgütü var, terör örgütü mensupluğu var demektir. Böyle bir durum karşısında da hemen bu gazeteciler hakkında işlem yapılması gerekir.

 

Bugün bize gerek basın, gerek insan haklarından ders vermeye kalkanlar, kendi uygulamalarını ilk önce millete açıklamaları gerekir. Bugün terör örgütünün sözcülüğünü yapan, terör örgütünün gazetesini yönetenlere adli işlem yapıldığı zaman diyorlar ki gazeteci tutuklandı. Orada gazeteci tutuklanmadı, bugün FETÖ üyelerinden kaçan, yurt dışına gidenler gazeteci değil teröristtir. Eğer gazeteci ise gelir görevini mesleğini herkesin yaptığı gibi, hazurunda bulunan herkesin yaptığı gibi yapabilir. Ancak gazetecilik adını, basın özgürlüğü sıfatını kullanmak suretiyle maalesef mesleğin adına da leke süren hainler var, olmaya da devam ediyorlar. Bunlarla ilgili devlet gerekli mücadeleyi ediyor, yapıyor,  yapmaya da devam edecek, ama asıl olan haberin tarafsız, bağlantısız ve bağımsız bir şekilde yine özgür bir şekilde aktarılabilmesi, kamuoyuyla paylaşılabilmesidir. Fikirlerin tarafsız bir şekilde ifade edilebilmesidir.

 

Fikir ayrı, eylem ayrı şekilde eğer siz terörü destekler manada halkı teşvik eder, terörü teşvik ederseniz, halkı eyleme teşvik ederseniz, o zaman zaten gazetecilik değil, terör örgütünün yöneticisi sıfatıyla insanları yönlendirmeye çalıştığınız anlaşılır. Ancak Türkiye’de maalesef bu ayrımları yapamayanlar var. Çünkü fikir özgürlüğü deyince her şeyin özgür olduğunu sananlar var. Hayır öyle bir şey yok, kimse herhangi bir ülkeye, devlete kendisinin yıkılması için devletinin çökertilmesi için fırsat vermez.

 

Bakıyorsunuz Türkiye’de OHAL uzatılıyor denildiğini zaman yer yerinden oynuyor. Fransa’ya bakalım, Fransa’da hala OHAL niye devam ediyor iki tane bomba patlatıldı diye. Türkiye’de 15 Temmuz hain darbe girişimi yapıldı, iki yüz elli şehidimiz var, iki bin yüz doksan dört  gazimiz var, sadece yaralananlar bunlar, bunun travmasını yaşayan birlerce insanda gazidir bence.

 

Unutmayalım dünyanın neresine giderseniz gidin Terörü teşvik etmek demokrasi değildir. Ülkenin yıkılmasını teşvik etmek demokrasi değildir. Gazetecilik adı altından terörü teşvik ederek yazı yazan kim varsa ne yazarsa gerekli idari ve adli işlem yapılması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini, bu milletin geleceğini herkesin düşünmesi, herkesin bu konuda üzerine düşen görevi hassasiyetle yerine getirmesi gerekir.” diye konuştu.

 

 

Vali Yılmaz, sözlerine son verirken tüm basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladı, aileleriyle birlikte huzurlu mutlu bir yıl diledi. Bugün yine aynı şekilde idareciler günü, bizlerin de günü diyen Vali Yılmaz, bazı arkadaşlarımızda bugün davetli idi, ancak arkadaşlarımızın bir kısmı Ankara’da İdareciler Günü törenine davet edildikleri için Külliye’ye gittiler. Ben bizleri hatırladığınız içinde bu programın hazırlanmasında emeği geçen başta rektörümüz olmak üzere tüm çalışanlara teşekkür ediyorum. Hepinize hayırlı akşamlar diliyorum. İnşallah ülkemizin geleceği çok daha güzel günlerde, daha güzel ortamlarda, biraz önce söylediğim olayların da yaşanmadığı kardeşliğin, barışın, huzurun hakim olduğu günler yaşamak ümidiyle hepinize saygılar sunuyorum, iyi akşamlar diliyorum. Diyerek sözlerini sonlandırdı.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

  • Toplam 0 Yorum

Yenicemahalle

23 Kasım 2014 Pazar 08:43

İşiniz zor başkan şimdiden borç var demeye başlamış önce ali orkun diğerleri gibi olmayacak demiştim ama yanlarında dura dura borç var hastalığı bulaştı galiba.Hadi bakalım son 4 seneniz bütün şehir yasası çıkarsa bir daha burdurda chp ancak yeşilova ile avunur başkada bişey olmaz.

ÖMÜR VANLIOĞLU

22 Kasım 2014 Cumartesi 13:54

ÇILDIRIN ÇILDIRIN akpliler çıldırın:D

mumla arayacaksınız

21 Kasım 2014 Cuma 22:27

sebahattin akkayayı mumla arayacaksınız mumla ..daha bunların verdikleri vaatlerin hiçbirini yerine getiremeyeklerini sanki bilmiyorlarmı işte burdur bundan kaybetmeye mahkumdur.

mehmet arslan

21 Kasım 2014 Cuma 22:23

yırtık ayakkabı giyen belki durumu çok kötü olan bir insan üzerinden bile siyaset yapan bu anlayıştan ne beklerizki ...herzamn diyorum burdur 10 sene geriden başlayacak birdaha asla geri gelmeyecek olan ...ufak tefek boyamalar cilalamalar çiçekler dikmekle belediyecilik oluyorsa bende heryere dikeyim lütfen artık duyarlı olaım hadin şu projeleri bir görelim sadece birini

mehmet arslan

21 Kasım 2014 Cuma 22:18

haberi yapan akp yandaşı diyen kardeşim yalanmı agzına saglık ne güzel dile getirmiş baksana dogruya dogru bir sürü vaatlerde bulundular chp liler seçim öncesi şimdi neredeyse 1 seneye yaklaşıyor hani bir çivi bırakında dogrulardan kaçmayın birşey olmaz yapamazlar bak yazıyorum buraya

ÖMÜR VANLIOĞLU

21 Kasım 2014 Cuma 16:31

Önce habere ismini koy korkmadan da sonra haber yaz sayin editör:D

vatandaş

21 Kasım 2014 Cuma 07:35

Sıvı atık arıtma tesisleri merkezi yönetim desteklidir. Bu her yerde böyledir. metronun Ankarada ulaştırma bakanlığı destekli yapıldığı gibi. borç çok fazla olduğu başkan daha seçimi kazanır kazanmaz açıklamıştır. Şu an Burdurumuzda çok güzel şeyler yapılıyor. Bunu görmemek için ne olmak lazım bilemiyorum. geçmişte yanlış yatırımların yapıldığı da aşikardır. örneğin bedesten çarşısının olduğu yer yanlış projeyle heba edilmişitir. Dükkanlar çok kullanışsız. Bırakın da iş bilen ve çalışkan Başkan Ali Orkun Ercengiz ve ekibi Burdurumuza hizmet etsin.

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

SONRAKİ HABER

DOR Cafe Bistro Burdur'da Açıldı

DOR Cafe Bistro Burdur'da Açıldı