Realtime website statisticsRealtime website statistics

18 Kasım 2018 Pazar

  • 5,334 TL
  • 6,102 TL
  • 209,82 TL
  • 93.616

Ali Orkun Ercengiz'i Kızdıran Paylaşımlar

Ali Orkun Ercengiz'i Kızdıran Paylaşımlar

Başkan Ercengiz; Oyun Çengiye Yakışır...

31 Ekim 2018 Çarşamba 13:55 SİYASET

Yerel seçimler yaklaşırken siyaset kazanı kaynamaya, karşılıklı atışmalar ise dozunu artırmaya başladı. Ak Partili İl Başkanı ve Merkez İlçe başkanı ile partililerin Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz'i hedef alan paylaşımları bunları bir göstergesi oldu.

Burdur Kültür Merkezi, Şahsa Özel İmar Değişikliği ve Rantsal Değişiklik olarak bilinen alanla ilgili, Burdur Belediyesi ve Bucak Belediyesinin sattığı akaryakıt fiyat farkı ile Katı Atık Bertaraf Tesisinin paylaşımları üzerinden Ali Cengiz Oyunları denmesi Başkan Ercengiz'i kızdırdı.

#AliCengizOyunlarınaGelmeyiz paylaşımları ile başlayan atışmalar,  Başkan Ercengiz'in #oyunçengiyeyakışır şeklindeki cevabı ile devam etti. Başkan Ercengiz yaşanan bu durumu ise "eleştirecek birşeyleri olmayışı nedeniyle bu şekilde davrandıklarının farkındayım" diyerek yorumladı.  Başkan Ercengiz paylaşımlarının devamında, yapılan oyunun ne olduğunu bilmediğini ancak, oyunculara ÇENGİ dendiğini  ve bu ismin kime yakıştığının da ortada olduğunu ifade etti.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

  • Toplam 0 Yorum

duyarlı vatandaş

11 Mayıs 2015 Pazartesi 10:01

destek veren sivil toplum örgütlerinin hiç işi gücü yok nerde boş işler var ordalar birilerinin tellallığını yapıp durular burdur için ne hizmetleri var göze görüken hepside boş teneke gibi ses çıkarıyor ilimize yenilik geise yeni binalar yapılsa iyi olmazmı ESKİYE RAĞBET OLSA BİT PAZARINA NUR YAĞARDI derler ... destek veren sivil toplum örgütleri hiç başka illere gitmiyor herhalde yada at gözlüğü takıyorlar .........

ali türk

11 Mayıs 2015 Pazartesi 09:25

BÜYÜK TÜRKIYE VE YAŞANABILIR ŞEHİRLER Yeni ve modern bir Türkiyenin kurulması ancak Türkiye genelinde bir planlama yapılmasıyla mümkündür. Nüfusun yogun olduğu şehirler başda İstanbul olmak üzere diger şehirlerinde geleceğini de düşünmeliyiz. Türkiye'de çarpık yapılaşma olduğu kadar siyasi açıdan çarpık köyler, İlçeler, hatta iller bulunmaktadır. Bazı Köylerin nüfusu 50 sayısını bulmazken, bazıları 2000 sayısının çok üzerindedir. Bazıları hemen kenarında bulunan ilçe merkezine değil, kendine iki kat uzaktaki ilçe merkezine bağlıdır. Bazı sonradan olma illerde, öncekilerde de aynı sorun bulunabilmektedir. Yakınlarında bulunan il ve şehir merkezlerine değil de, hem ulaşım, hem de vatandaşı maddi ve manevi zarara sokacak şekilde daha karayolu mesafesi daha uzak yerlere bağlanan ilçeler ve yerleşim birimleri vardır. Buralara devletin bir yasa çıkarak el koyması şarttır. Çünkü bu durum devlet kaymaklarının lüzumsuz israfına sebep olmakta, Küçük ilçeler veya yakındaki ilçenin gelişimini önlemekte, uzak ilçenin de daha fazla kaynak, yatırım almasına, tabiri yerindeyse büyük balığın küçük balığı yutmasına yol açmaktadır. İstanbul,bir depremde veya bombalı bir saldırı da yerle bir olmuş şehir olabilir. Bir savaşda veya olası bir düşman ve teror saldırısında ilk hedef olabilir.Trafik sorununun hiçbir zaman çözülemediği, havası kirli, küçük kaldırımlı, yeşil alanları azalmış,insanların tabi yaşamı unutmuş olduğu büyük kentler; kaos, tabi afet ve savaş ortamlarında daha da büyük sorunlara gebedir. Üstelik her zaman örnek aldığımız batılı ülkelerde şehirin içinde ormanlar parklar çiftlikler bulunabilmektedir. İnsanlar çoğu yerde tabi hayattan kopmadan (Türkiyedeki gibi beton yıgınları içinde,park alanı bile bulmakta zorlanan yerler değil)ve şehirle tabi yaşam iç içe yaşamaktadır. Çözüm önerimiz; Örneğin Isparta-Burdur, Mardin-Kızıltepe Yeşilli gibi birbirine yakın il ve ilçeleri birleştirerek tek il ve yönetim düzeninine koyulabilir. Çünkü Isparta ve Burdurlular bilirler 25 km iki şehrin mesafesi kestirim yoldan. Üstelik Isparta ve Burdur şehirlerin arasında yer alan hazine arazisi bölge, yapılaşmaya müsait,verimli tarım arazilerin de bulunmadığı bir yerdir. Genelde Dağlıktır. Aradaki bölge çevre ve şehircilik bakanlığının planlamaları daha çok ovada olduğu için tarım arazileri yok olmakta her şehirde kaybetmektedir. Dargeçit Batmana bağlanabilir Diyarbakır'ın bazı ilçeleri, kendilerine daha yakın il merkezlerine bağlı olması gerekirken, daha uzak yere bağlanmışlardır. Elazığ ilinde de de aynı şekilde çok yakınındaki il merkezine değil de daha uzaktaki Tunceli şehir merkezlerine bağlı yerler bulunmaktadır.Dinar Isparta'ya daha yakın olmasına rağmen Afyona bağlıdır. Konya ilinin Ahırlı, Yağlıhöyük gibi ilçe olması tamamen siyasi nedenlerle olmuş, ilçe demeye şahit ister köyden farkı olmayan bir çok ilçesi bulunmaktadır. Türkiye siyasi ve fiziki haritaları, incelendiğinde bu örnekleri çoğaltabiliriz. Çevresindeki en yakın şehre 150 veya daha uzak alanlarda mesela Alanya, Akşehir gibi yerlerde yeni şehirler il merkezleri kurulabilir. Karayolları mesafesiyle 75 km içinde iki şehir yani il, 20km içinde iki ilçe olmaması sağlanmalıdır. Bu konuda devlet halkın isteğine göre değil,bizzat kendisi bu işe el atmalı,her köy ve ilçe hangi ile yada ilçeye yakınsa oraya tabi olmalıdır.Buraları büyük parklar, meydanlar,üniversitelerle donatmalı, İstanbul gibi şehirlerden taşınmış önemli kamu binalarını mesela üniversiteler gibi bu yeni merkezlere koymalıyız.Yeni şehirler içinde temiz su kaynakları, tarım alanları, dogal ortamları ve tabi güzellikleri de koruyarak kurulabilir. Çevresindeki yerleşim yerleri için can simidi olur. Buralara ekonomik canlılık getirir. İstanbulun ve diğer büyük kentlerin yoğun nüfus yükünü alır.Bu şekilde İstanbul agır göç, yogun trafik ve fazla nufüs sorunundan kurtulduğu gibi, göçüde terse çevirebilir. İstanbuldaki çarpık kentleşmeye de bundan sonra çözüm bulunur.Yeni meydanlar, parklar, sosyal alanlar ve yollar açılır. İstanbul rahatlar. Sonra bazı köyler ve ilçeler oldukça küçülmüştür.Bunların bazısı bir standart getirilerek birleşmelidir. 10 evin 20 nüfüsun olduğu yere muhtar koymak, 500-600nüfuslu yerlere ilçe yada belediye demek birbirine bir kaç km mesafede iki köye ilçelik verip buraya bir kaç köy bağlamak hangi mantıkla olur. Devlete zarardan başka ne getirir.Buralar herhalde devlete kambur olmaktan başka bir şey olmaz. Bunun için bazı köy ve kasabalar nüfus yogunluk ve arazi sınırlarına göre yeniden şekillenmelidir.Bu duruma devlet bir standart getirebilir. Bir yerin Köy olması için 200, belediye olması için 2000,ilçe olması için toplam nüfusun 5000'ini aşması gibi bir şart getirilebilir. Devlet Şartı tutmayan yerleşim birimlerini kendine en yakın köye, ilçeye, belediyeye yada şehir merkezine bağlayarak bu durumu çözmelidir. Büyük Türkiye'nin önü açık olsun.

boksör

11 Mayıs 2015 Pazartesi 07:37

hemen yıkılsın spor salonu yapılsın yazık değilmi geçen bunca zamana orda güreş boks judo gibi sporların eğitim salonu olur ne güzel

Gerçek Burdurlu

09 Mayıs 2015 Cumartesi 10:50

Sivil toplum örgütleri neden bu binanın yıkılmasına karşı çıkıyorlar anlayamadım. Eğer tek dert ağaçlarsa ağaçlar koruma altına alınabilir. Dışardan gelen misafirler bile o binadan rahatsız. Bu binanın tarihimizi ve kültürümüzü yansıttığını söylemek çok anlamsız olur. Çünkü betonarme bir yapı zaten 1. derece deprem bölgesinde olduğumuz unutulmasın. Anılar düşünülüyorsa eğer insanların birçok anılarını barındıran nice okullar ve kurumlar yıkıldı nerelerdeydi bunlar. Cumhuriyet Lisesine de sahip çıksalardı o zaman. Tarih düşünülüyorsa eski Burdur evlerinin yeniden canlanması için çaba sarfetsinler. Sadece yıktırmayız demek çok çağdışı bir yaklaşım. Varsa bir projeleri sunsunlar ortaya bilelim. Sivil toplum örgütleri bunlar için birleşeceğine daha iyi daha güzel daha yaşanabilir bir Burdur'a nasıl kavuşabiliriz bunun için çalışsınlar, proje üretsinler. Yoksa benim gibi düşünen birçok Burdurlu artık buradan ümidi keserek başka illere göç etmeye devam edeceklerdir. Herkes gerçekçi olsun lütfen. Lafla peynir gemisi yürümez.

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

SONRAKİ HABER

BURDUR'DA ŞOK HIRSIZLIK!

BURDUR'DA ŞOK HIRSIZLIK!